Bu Blogda Ara

15 Ağustos 2012 Çarşamba

26.AY





Yiğit' ten bir şarkı :

video


ÖPÜCÜK HASTALIĞI


 
Zamane hastalıklarından birine yakalandık maalesef. Çok şükür iyileştik artık iyiyiz ama başına gelenlere belki biraz faydam olur diye bahsetmeden geçemedim. 
ENFEKSİYOZ MONONÜKLEOZ NAMI DİĞER ÖPÜCÜK HASTALIĞI  
Komik bir ismi var di mi ? Duyanlar şaşırıp kalıyorlar. Doktor latincesini ilk söylediğinde haaa? demişim. Tercümesini yaptı hemen, öpücük hastalığı. İlk duyduğumda öpeyim de geçsin demek istedim ama doktor tuhaf karşılar diye içimde tuttum tabi bu beyanımı :) Sonra kendi kendime dedim ki acaba sürekli birilerini öpme ihtiyacı mı hissediliyor bu hastalıkta ? Eğer öyleyse benim için mahzuru yok minnaklarken zaten gelsin habire beni öpsünler ama ergenlikte geçsin mümkünse. Önüne geleni öpen bir ergen erkek annesi olmak istemem şahsen. Kızgın kız babaları ile muhatap olmak hoş olmasa gerek. Neticede benim bu parlak tahminlerim tutmadı tabii ki. Bu hastalığa sebep olan Ebstain barr (EBN) virüsü tükürükle bulaştığı için bu isim verilmiş meğer.  
Bu seferki başrol oyuncumuz Yiğit. Her şey bir akşam babamızın Yiğit'in boynundaki şişliği farketmesiyle başladı. Boynunun sol tarafında ama arkaya ensesine doğru bir yerde oldukça ciddi bir şişlik vardı. Elimle kontrol ettiğimde elimin altında oynayan bezeleri farkettim. Lenf bezlerinin şişmiş olabileceğini düşünsem de endişelerime mani olamadım. Aile efradının kabakulak olabilir mi sorusuna olumsuz baktım, hiç görmedim ama sanki kabakulakta daha çenenin altına doğru önlere doğru hatta yanakla birlikte şişlik olurmuş gibi geldi, nitekim doktor da aynı şeyleri söyledi. Neticede doktora götürdüğümüzde kanda CRP ve Sedimantasyon yüksek çıktı viral bir enfeksiyon geçiriyor denildi. Başka hiçbir belirti yoktu. Ertesi gün ateş başladı ve bir hafta boyunca ateş düşürücülürle inip çıkan bir ateş tablomuz oldu. Buna ilaveten boğaz bademcikler tamamen iltihaplandı ve zaten çok az yiyen Yiğit ağzına lokma sürmez oldu, iğne ipliğe döndü yavrum, süzüldü resmen. Tabi bu arada inanılmaz huysuz, hırçın bir çocuk oldu. Eskiler derlermiş ya çocuğun hasta olduğuna yanmam, huyunun değiştiğine yanarım diye. Aynen öyle.
Ateş ve boğaz enfeksiyonu sırasında tekrar kan verdik ve EBN pozitif çıktı : Öpücük hastalığına yakalanmıştık.Muayenede dalakta ve karaciğerde büyüme farkedildi. Kasıklardaki ve koltuk altlarındaki lenf bezlerinde de şişme vardı. Viral bir enfeksiyon olduğu için hiçbir ilaç, antibiyotik verilmedi. Kendi seyrine bırakıldı ama kontrole gidildi. Neticede çor geçen günlerden sonra nihayet iyileştik. Şişlikler ve organlardaki büyüme bir süre daha devam edermiş, bir ay sonra tekrar kontrole gideceğiz. İşin tek güzel tarafı artık bu hastalığa karşı ömür boyu süren bir bağışıklık kazanmış olduk ve bağışıklık sistemimiz güçlenmiş oldu. Demek ki neymiş : hastalıklarda bile işin iyi tarafını görmeye çalışmak en iyisiymiş.