Bu Blogda Ara

MİNNOŞLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MİNNOŞLAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2012 Çarşamba

ALPER'DEN NAĞMELER



Dedesinin takkesiyle ALPER


Dün gece, yer yatak odamız,Alper ile uyumaya çalışıyoruz. Uyumak istemediği için çenesine vurdu, konuşup duruyor. 
-Anne diittt 
-Nereye gideyim, burası benim yatağım.
-Senin yataa diil, babaa yataaa
-Babayla ikimizin yatağı,
-Hayıy, baba yataaaa, diittt
 Amaç, benim yataktan kalkmam, ben kalkınca kendi de kalkacak çünkü.
 Geceye devam,
-Annee kaanım aağğyo
-Pırtla geçer ( Bakar mısınız bendeki çözüme, ne yapayım ,kalkmasına izin vermemem lazım)
-eemmaa yaağ süür ( Elma yağı salonda, üçkağıtçı oğlum onu almak için kalkınca hemen kalkma ve salona koşma hayalleri kuruyor, yemezler ) 
-Yarın süreriz
-Hayıy şimdiii
-Şimdi olmaz, yarın
-Yaağın diil (Fransız gırtlağı var bu çocukta)
-Olmaazz,
-oommaaa diiil (Ya sabır)
-Anneciğim hadi bak uyuma vakti gelmiş, herkes uyumuş,Yiğit uyumuş, dede uyumuş, baba uyumuş, anneanne uyumuş, 
O sırada tuvaletin kapısından gelen kapanma sesine dikkat kesilir (Oh dikkati dağıldı neyse ki, elma yağından kurtulduk) İşaret parmağını dudaklarına götürür, 
-şiişşşşşşşşş, biii deeedi,( Eyvah herkes uyudu dedik, yalancı çıktık şimdi iyi mi ?)
-Kim geldi,
-Annane deedii, annane tapı tapat
-Evet anneanne kapıyı kapattı, çiş yapacakmış,
-anane tapı tapat, çiiş baptı 
Birden nolduysa, aklına artık her ne geldiyse : 
-immaattt, tutaarrr beniii( Bendeki de soru işte, belli değil mi ? Anneanneye sesleniyor, uyumaktan kurtulmak için)
-Ne oldu oğlum?
-Bii mennii tutarsııııı 

Bu çocuklar ne zaman bu kadar kelime öğrendi biri bana açıklayabilir mi ?


20 Kasım 2012 Salı

İKİZLERDEN NAĞMELER









Başlık inleyen nağmeler gibi oldu. Zaman zaman inletmiyor da değiller aslında bizi, ama çoğunlukla güldürüyorlar, hatta kahkahadan kırıp geçiriyorlar. 
Dilleri bir çözülse diye yazmıştım şurada. Ne çabuk çözüldü, kelime hazneleri ne zaman bu kadar gelişti şaşırıp kalıyor insan.
İşte örnekler : 
*   Üzerinde kravat deseni olan bir sweat almıştım kuzulara. Alper'i giydirdim ve ne dese beğenirsiniz Ellerini bacaklarını 'herkes maximumda' diye bağıran maximumcard adam gibi kocaman açarak
-ben baba oyduuummmmm( Bu nasıl bir bağlantı kurmaktır sevgili arkadaşlar ? Kravatı takınca baba olunuyor)

*    Saat sabaha karşı 04.30, Alper "kaanım ağıyo" diyerek kalktı ve Yiğit'i de uyandırdı. İkisi de bizim yataktalar. Alper, "eemmaa yağı süü, eemmaa yağı oodaa" diyince elma yağını almak üzere ayağa kalktım. Babaanne uygulaması karın ağrılarına, gaz sancılarına, mide üşütmelerine birebir gelen o acı elma yağını önce karnına, arkasından parmağımda kalanı damağına sürmeme bayılıyorlar ikisi de. Neyse ayağa kalktım ve o an bütün yediklerini kustu bebeğim. Ama kusunca rahatladı tabii, başladı yine "eemmaa yağııı" demeye, hemen talebi yerine getirdim. Tabii ben batan yatak yorganımızı değiştirmekle uğraşırken ikisi de cin gibi oldu. Salona geldik hep beraber. Biz babayla karşılıklı kanepelerde uyukluyoruz, minik canavarlar sanki öğlen saati gibi salonun ortasında fink atıyorlar. Bir ara Alper "koonnaa yoot, koonnaa yot" diye ellerini iki yana açarak oraya buraya bakmaya, kanepelerin altına bakmaya başladı. 
-Anneciğim neyin kornasını arıyorsun?                                                                                
-At, at, atın koonnaa yot  
 Bu arada atın kornası dediği şey, atın üzerinde basınca kişneme sesi çıkaran bir zımbırtı. Bozulmuştu aylar önce ve atmıştık.
-Atın koonnaa yot Allaaa Allaaaa ( Eller yana açılır, boyun sağ yana bükülür,Allah Allah demeyi ne zaman kimden öğrendin sen kerata ? Isıracam tutamıyorum kendimi )
-Oğlum, o kornayı attık ya, bozuktu hani.
-Bozuu diil, bozuu diil (Niye her söylediklerini tekrar etme gereği duyuyorlar, ilkinde anlamayacak kadar embesil mi duruyoruz biz ebeveyler?)    
Bu arada yan yan ağzına kadar dolu oyuncak sepetine yanaştı ve etrafında dört dönmeye başladı. Saftirik anne anlamadı tabii, uyanık baba :
-Oyuncak sepetini dökmek için bahane yaratıyor, sepetin içinde diyerek dökecek bak
demeye kalmadan 
-atın koonnaa, atıınn koonnaa buuda 
diyerek kaşla göz arasında sepeti ters yüz etti, gecenin sessizliğinde şangır şungur gürültüler eşliğinde. 
Bakar mısınız millet, bırakın konuşmayı numaracı olmuş benim zibidiler. E güler misin ağlar mısın?     

* Biz işteyken evi dolaşan ve bizi arayan Alper, yatak odasında da bizi bulamayınca önce
-anneee, babaaa 
diye bir türkü tutturmuş, arkasından iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamış
-anneemmm neeyydeee? Menimm anneemm yootttt
diye türküyü ağıta çevirmiş ve ev ahalisini gözyaşlarına boğmuş:)   

4 Eylül 2012 Salı

DİLLERİ BİR ÇÖZÜLSE


 İkizler tek bebeklere göre geç konuşurlarmış diye okumuştum bir zamanlar bir yerlerde. Çünkü kendi aralarında bir dil oluştururlarmış ve başkasına ihtiyaç duymazlarmış. Şu videoyu belki seyretmişsinizdir bir yerlerde :

Gerçekten çok komikler.  
Bizimkilerin cephesinde de durum pek farklı değil.  Öncelikle aynı bu videodaki çocuklar kadar olmasalar da hiçbir şekilde anlamadığımız bir dil konuşuyorlar aralarında ve kendi kendilerine oynarken.  Mesela Alper' in telefonu kulağına dayayıp karşısında biri varmış gibi bir konuşması var aralarda özneleri anlıyorsunuz Aaper, maanne, dede, annee, baabbba gibi ama geri kalan hiçbir şeyi anlamıyorsunuz. 
Onun dışında bizimle konuşmaya gelince tek tek kelimeler son sürat gidiyor, papağan gibi ne söylerseniz tekrar ediyorlar. Yavaş yavaş cümle kurmaya da başladık.
26. ay itibariyle, kelime haznemiz :
daha önceden beri söylediklerini paylaşmıştım, anne, baba, dede, anane, maanne, hatce anne (işlerine gelince bişey isteyecekleri zaman Hatce anne, yoksa sadece Hatce), amma, ma (su-farsça biliyor benim veletler), meme, mama
bunlara ilaveten
Süt içmek istediğinde gurk gurk diye garip bir ses çıkarıyor Yiğit. Sanırım Pepee nin süt içerken boğazından çıkan ses :) Ama düt düt de diyor arada sırada.
biye(kurabiye),aamut (armut), piiiiav (pilav),muu (muz), anneee gak(anne kalk), Şiya( pepee'deki şila),
gargooo( kargo-anne kişisi tam bir internetten alışveriş canavarı olduğu cihetle, o kadar çok kargo geliyor ki eve ilk söyledikleri kelimelerden biri olması kaçınılmazdı),
Koa(Koray),Niya(Nihan) bazen direk isim bazen isimle birlikte sıfat (Koa baba, Niya anne, Hatce anne), İpii(İpek-Kocişin kuzeninin bizimkilerle yaşıt kızı, İpiiiii diye diye peşinden ayrılmadılar, aşık mı oldular ne ? ), duu (duru)
Çine Aaper haammm (sinek Alper' i ısırdı)
Pii(Pil-oyuncaklar kadar pil olduğu için evde öğrenmeleri kaçınılmazdı),
Ayoo(Telefon),Amma(amca),yayı(dayı),yiye(yenge),tiyze(teyze), caa(çay),
maanne caa bitti (babaanne çay bitti)
anne ma bitti ( anne su bitti)
on(bildiğiniz on sayısı :))), yimi(yirmi= ona on ekleyince kaç sorumuza cevap),otuuu(otuz= yirmiye on ekleyince kaç sorumuza cevap, Pepee sağolsun), ghırk ( kırk=otuza on ekleyince kaç sorumuza cevap), elli, bi(bir),itii(iki, sonunu niye bu kadar uzatıyorlar anlamış değilim),ücü(üç), döt(dört), be(beş),atı(altı),yedi,sikiz(sekiz),dokuzu bizim söylememizi bekleyip birden on diye bağırıyorlar,
gooo(topa ayakla vuruş ve gol diye bağırış), diniii(deniz)
chakşi(taksi, bunu yeni söylemeye başladı Alper, önceden nerde taksi görse maaammmiiii diye çığlık atıyordu, bir anlam verememiştim),bu arada maviye de mammiiii diyorlar. ( bu durumda sarı taksiye mavi mi demek istiyor? Amacı nedir ?bilmiyorum )
yolda bizim arabadan görünce aannnııı diye bağırıyorlar.(aynısıymış :)) aynı renk iki eşya yakalayınca veya aynı rakamdan iki yerde görünce önce rakamları söyleyip döt döt aannııı diye bağırıyorlar,
Tartıya çıkıyorlar kaç kilosun diye soruyoruz bizden duymuşlar ooii (12) diye bağırıyorlar.
Arabada pepee, neşeli penguenler seyrediyorlar. Bunların içinde de favori bölümleri var.İstemedikleri bir bölümü açınca "bu diill" diye bağırıyorlar. 
Aklıma gelenler bunlar.


27 Nisan 2012 Cuma

SMİLE KİDS GYM


 

Uzun zamandır yazmak istediğim bir yazı bu. Smile Kids ile şu bu aralar çok moda olan fırsat sitelerinden birinde tanıştım. Haftada bir saatten toplam 4 haftalık bir fırsat yakalamıştım denemek istedim ve iyi ki de denemişim diyorum.
Smile kids Mustafa Kemal Mahallesinde (CEPA ve KENTPARK Arkası)  Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulundan mezun deneyimli eğitmen kadrosuyla miniklerimize hizmet veren bir yer. Miniklerimiz için artistik-ritmik jimnastik, baby gym, kids cardio, aikido ve taekwando, yetişkinler için de pilates ve power yoga seçenekleri var. Ayrıca oyun grupları ve doğum günü partileri için de hizmet veriyorlar. Biz yaşımıza uygun olan baby gym'i seçtik. Baby Gym 12 aylık bebeklerden 3 yaşına kadar tüm çocuklara göre özel olarak hazırlanan ve uzmanlar eşliğinde yaptırılan bir egzersiz programı.Temel kas gruplarına yönelik yapılan çalışmalarda yaş gruplarına göre esnekliklerini korumaya ve arttırmaya yönelik, hareket kabiliyetlerini artırıcı, ince motor yeteneklerini geliştirici, kaslarını yaşının el verdiği derecede güçlendirici egzersizler yaptırılıyor.
Önce ısınma hareketleri ile başlıyoruz. Isınma hareketlerini yaptıran Ufuk Hoca bir hikaye eşliğinde bu hareketleri yaptırıyor. İlk gittiğimizde bizimkiler kesinlikle Ufuk Hoca' nın yaptıklarını tekrarlamaz derken bir de ne göreyim: Bizim minnoşlar adamdan büyülenmiş gibi diktiler gözlerini, adam ne yapsa aynen tekrarlıyorlar.
Sonra sıra geldi parkur bölümüne. Jimnastik minderlerinden bir parkur hazırlıyorlar. Bu arada bu parkur her gitiğimizde değişti yani her gidişimizde farklı çalışmalar yaptırdılar. Tırmanma, sallanma, sürünme, takla atma, dengede yürümeye çalışma her şeyi yaptırdılar.Yerler duvardan duvara minderle kaplı olduğu için yuvarlanıyorlar, düşüyorlar kalkıyorlar, bu serbestlik aman düşeceksin diye müdahale etmeyişimiz onları inanılmaz mutlu etti. Çok keyif aldılar..   

Ders sonunda ise çocuklar için ayrılan oyun bölümünde çocuklar oyuncaklarla diledikleri gibi oynayarak vakit geçirdiler.  Kocaman toplarla oynadık
Ağırlık çalışması yaptık :)))

İpe bağlanmış topun üzerinde sallandık

Tünelden geç(tik)meye çalıştık. Tünelin içinde geri döndük, baba bir taraftan anne bir taraftan çağırınca nereye gideceğimizi şaşırdık.


Davul çaldık. Bu Alper' in darbuka, davul çalma mevzusu tamamiyle ayrı bir yazının konusu. Sırf bu yüzden yaşlarına uygun müzikli bir etkinlik arayışındayım duyurulur. 


Keyfimize diyecek yoktu



Duyduğum kadarıyla burada gözetmen eşliğinde oyun grupları da kuruluyor, anneler içerdeki kafede birşeyler yiyip içip sohbet ederken çocuklar gözetmenler eşliğinde birbiriyle kaynaşıyormuş.
Personel çok çok güler yüzlü. Hepsi birbirinden tatlı. 
Kısacası kesinlikle çocuklarınızı bu güzellikten mahrum bırakmayın.

14 Aralık 2010 Salı

AÇIM AÇ

 Neymiş, kitap kurduymuş da kitap okuyacakmış. Esasen ( bu kelimeyi de annemden öğrendim dilekçelerinde kullanıyormuş. Kullanayım ben de şurada dedim pek fiyakalı oldu ) tüm derdi bulduğunu ağzına atmak şu Alper efendinin. Başta reklamını yaptı, sonra da gerçek yüzünü gösterdi işte.Dur ben de şunun kolunu ısırayım.

 Amaaan ısıramadım ya, hareket edip duruyor. Tabi hareketsiz kitabı annem de ağzına atar. Gel de bu sürekli hareket eden kolu yakala.

En iyisi ben şu Alper' in koca kafasını ağzıma alayım.Hazır üzerime yatmışken şöyle...