Bu Blogda Ara

emzirmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
emzirmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2011 Salı

KESİNLİKLE BU KADAR KOLAY DEĞİL

Yok ya bu kadar kolay değil.
Emzirememeye takmış bir anne olarak minnoşlarımın anne sütü alma dönemleri gerilerde kalmış olmasına rağmen, gördüğünüz gibi hala bu konuya takık bir haldeyim. Çok içimde kalmış gerçekten demek ki.
Bu videodaki kadar kolay değil ya kesinlikle, ya da ben çok beceriksizim. Ne kadar rahat emziriyor değil mi ? Sağma makinasından gelen yapay bir gürültü yok, sterilizasyonla uğraşmak yok. Oh gel keyfim gel. 
Şeytan diyor bu sefer pes etmeyecem, canımı dişime takıp sonuna kadar emzirmek için direnecem, doğur bi ikiz daha doya doya emzir :) 

19 Aralık 2010 Pazar

ÇOK MU ŞEY İSTİYORUM ?

İşte herşey bu kareyle başladı. Küvez ziyaretlerimizin birinde, Pınar Hemşire ' Hadi bakalım bugün siz besleyeceksiniz ' dedi ve biberonu elimize tutuşturdu. Ve o gün bugündür o biberon elimizde.   
Herkes kendinde olmayana özlem duyar, kendinde olmayanı istermiş ya, bendeki durumlar da böyle. Biliyorum durumuma şükretmem lazım, bebeğine hiç sütünü verememiş nice anne varken belki de nankörlük yapıyorum, buldum da bunuyorum ama ne yapayım bu bir ukte olarak içimde kalacak herhalde. Bebeklerini dakikalarca hatta saatlerce emziren annelere imreniyorum. Bebeğim beni emzik olarak kullanıyor diye isyan edenlere hayret ediyorum durumlarının kıymetlerini bilmiyorlar diye.  
Tamam, bu kadar zamandır minnoşlarıma sadece anne sütü verebildim ve ek gıdalara geçmiş olmakla birlikte hala da verebiliyorum ( Maşallah diyelim Allah nazarlardan korusun ) Ama biberonla değil, kaynağından vermek istiyorum.
Tamam bizim de aramızda aşk var oğluşlarımla. Ama emzirirken yaşanan aşk çok farklı sanki, bunu 7 ayda ( 210 gün ) yaşadığım en uzunu 20 dakika, genellikle sadece ve sadece 5 dakika sürmüş toplasan 100 emzirmede az da olsa, ucundan kıyısından da olsa tattım sanıyorum ve işte tam da o duyguyu istiyorum.
Oğluşlarımın emerken sukunet ve mutlulukla gözlerimin içine bakmasını istiyorum.
Minicik parmaklarıyla bir taraftan emerken diğer taraftan tenime, yüzüme dokunmalarını istiyorum.
Mekanik bir ses eşliğinde değil, minnoşlarımın tatlı mırıltıları eşliğinde süt vermek istiyorum. O makinadan, her sağmadan sonraki sterilizasyon işinden kurtulmak istiyorum.
Ne dersiniz, nankör müyüm ? sadece emzirmek istiyorum çok mu şey istiyorum?

3 Kasım 2010 Çarşamba

ANNE SÜTÜ MÜ ? MAMA MI?

Son iki gündür minnoşlarımdan Yiğit emmek istemiyor. İlk başlarda Alper doğru düzgün ememezken Yiğit çok güzel emerken şimdi durum tersine döndü. Zaten doğru düzgün emziremiyorum. Sağdığım sütleri biberonla veriyorum en azından günde bir iki kere emzirmeye çalışıyordum ve emdiklerinde çok mutlu oluyordum. Şimdi Yiğit iki gündür hiç emmiyor. Biberonla sağdığım sütümü alırken de nazlanmaya başladı. Ve günde bir öğün tok tutsun da uzun uyusunlar diye verdiğimiz mamaya ( confirmil 1 )saldırmaya başladı. 
Hep duyardım mamaların içine bebekler sevsin hatta bağımlılık yapsın diye katkı maddeleri koyuyorlar diye acaba gerçekten doğru mu? Bu şüphe insanı mahvediyor. Ama kilo alımı durma noktasında olduğu için mecburen birşeyler vermem gerekiyor. 
Öte yandan 2 yaşına kadar emzirme isteğimi yerine getiremeyeceğim sanırım. Olumsuz düşünmek istemiyorum ( secret felsefesi gereği ) ama yine de bunu başarabilmiş ikiz anneleri var mı merak ediyorum. Kaldı ki bu emzirme olayını mükemmel annelikle bağdaştırmaktan da vazgeçmeliyim sanırım. Öyle ya, bebeğini 2 yıl emziren anne de 2 ay emzirmiş ya da hiç emzirememiş anne değil mi ? Ama sanırım bu fikriyatta olmamın sebebi, annemle ergenlik dönemim boyunca yaşadığımız her gerginlikte, her problemde, annemin, ' Zaten bebekken de hiç emmedin beni, o yüzden anlaşamıyoruz, o yüzden aramız böyle soğuk ' şeklindeki serzenişleri. Sürekli bu söylemlere maruz kalınca haliyle insan etkileniyormuş demek ki. Emzirmek annelere bahşedilmiş öyle bir nimet ki hikmetinde sual olunmaz diyip ne olursa olsun emzirme, her koşulda emzirme takıntısına kaptırıveriyor insan kendini ve maalesef durumlar istediği gibi gitmeyince de hezimete uğruyor. Takıntı tesbitimi yaptım da gördüğünüz gibi, tedavi tavsiyem yok henüz. 
Ne diyeyim herkese ve tabi kendime de bol emzirmeli günler dilemekten başka birşey gelmiyor şu an elimden.