Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

9 Ekim 2013 Çarşamba

ANTALYA

YARIKPINAR MEYDAN RESTAURANT 





Emzikli hallerine bakın şunların. Bu yazıyı yazmak için ne kadar geç kaldığım da bu resimlerden anlaşılıyor işte. Bu resimler geçen seneki tatilden.
Web adresleri şöyle : http://www.meydanrestaurant07.com/
Doğanın kucağında, yayla serinliğinde, kahvaltının en doğalını bulabileceğiniz bir mekan. Antalya-Kumluca karayolu üzerinde, Tekirova'ya 2 km uzaklıkta. Girişi yol kenarında, küçük bir otopark, bir bina ve tabelasını görüyorsunuz ilk etapta. Fakat, yeşillikler içinde merdivenlerden aşağı doğru indikçe bir vaha ile karşılaşıyorsunuz.    



Biraz da bu seneki resimlerden koyalım. Kuzularım nasıl da büyümüş :)


"BEN BU SUYA GİRERİM ARKADAŞ"



Su inanılmaz soğuktu ama kuzular o kadar eğlendiler ki keyiflerini bozmak istemedik.


18 Temmuz 2013 Perşembe

38. AY DOKTOR KONTROLÜ





3 YAŞ = EŞKIYALIK DÖNEMİ (REKLAMIN İYİSİ KÖTÜSÜ OLMAZMIŞ)

Bu dönem evimizde iki tane mahalle kabadayısı olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Size, eve gelen misafirlere, önüne gelene 'Seni öldürürüm, gözünü patlatırım' gibi tehditler savurmalarına hazır olun dedi Alev Hanım. Bunlara karşı kesinlikle ayıp, söyleme öyle demek yokmuş. Burada amaçları, burası benim, burada benim kurallarım geçer mesajı vermekmiş. ( Çok şükür böyle şeyler yok bizde. Belki de henüz :() 
Küfür ederler, duymayacaksınız, görmeyeceksiniz, uyarmayacaksınız  
Çok abartırlarsa sakin bir ses tonuyla 'Amaannn bunlar güzel değil' diyin ve geçin dedi. 
'Sen git seni sevmiyorum' diyecekler, neden beni sevmiyorsun ben seni çok seviyorum ama gibi triplere girmek yok. (Sürekli ve biz dahil herkese yapıyorlar bunu) Benim mutfakta işim var zaten diyip kalkın gidin dedi. Anne baba seçerler, 'anne sen git ben babamla kalacam' diye bağırırlar, ebeveyn seçme lüksleri yok. 'Haaa öyle mi gidiyoruz o zaman' diyip ikiniz birden odayı terkedin dedi.
Öptürmezler, sevdirmezler, ilgilenirseniz inatlaşırlar. (zaman zaman yapıyorlar) Hiç ilgilenmeyin, bakın birazdan yanınıza gelirler. 
Tepinme ve tükürmeler başlar. Buraya tükürdüğün yeter git biraz banyoya tükür diyin. 
Asla dikkat gerektiren aktivite başında duramazlar. (Alper değil ama Yiğit evet) 
Bir misafir gelince kudurlar, zıvanadan çıkarlar, sizi konuşturmazlar. Sırayı öğretin. Sen konuştun şimdi sıra bende diyin. (Asla konuşturmuyorlar)
Ellerini 2 yıl boyunca (5 yaşına kadar) pipilerinden çekmezler. Tam da bunu soracaktım. Sürekli eller pipide çek demeli miyim diye. Kesinlikle çek demek, görmek yok, azarlamak yok. Erkekliklerini keşfediyorlar, bundan mutluluk duyun, cinsel kimlikleri doğru yolda oluşuyor çünkü. Oradaki o 100 gr fazlalık için 3. dünya savaşı bile başlatabilirler dedi Alev Hanım. 
Bu arada dudaktan öpüşmek yok dedi. Sanki biliyormuş gibi arada sırada Yiğit'in böyle bir taleple geldiğini. Alper de yok bu, Yiğit'de var sadece. Dudaktan öpmek istiyor, zaman zaman kaçınsam da bazen ben de bir öpücük konduruyorum. Yine yanlarında çıplak olmak yasak, göğüslere dokunmak isteğine karşı koymalıymışız. Bunu da hemen kafama kazıyorum, zira böyle bir sorunumuz da var. Anne süt içiyordum ben memelerden diyip öpmek dokunmak istiyorlar. Daha çok Yiğit yine. Bunların hepsi cinsel kimliğin sağlıklı gelişimi için. Açıklamasını da şöyle yaptı Alev Hanım. İleride ilişkilerinde öpüşürlerken gözlerinin önüne anneleri geliyormuş ve öpüşemiyorlarmış veya sevgililerinin, eşlerinin göğüslerine dokunmak istediklerinde yine gözlerinin önüne anneleri geliyormuş. Aman dikkat çok önemli dedi.     
Bu dönemden itibaren anneye aşk başlıyor. Yanlarında babayla öpüşürseniz çok büyük tepki gösterebilirlermiş. 
Bu dönemde sorumluluk verdik verdik, yoksa ileride bu sorumluluğu kazandıramazmışız. Pijama katlama, yatağını kapatma, diş fırçalama ve el yüz yıkama alışkanlığı, ayakkabısını yerine koyma, paltosunu asma, kirlilerini sepete koyma, evdeki tüm işlere yardım etme gibi. En kolay oyun yolunu kullanacakmışız sorumlulukları verirken.
Tabanca serbest tabii ki abartmayın pompalı tüfek alacak haliniz yok. Güreşmeyi, vurdulu kırdılı oyunları çok severlermiş bu dönemde.   
Kostümlere bayılırlarmış. Kovboy, korsan kıyafetleri alıp giydirecekmişiz. 
Badmington oynayacakmışız dışarda denge kurmalarını artıran bir oyunmuş. 
Scooter yine tavsiye ediyor. Üç tekerlekli, arkası tek, önü iki tekerlekli olanlardan. 
Bu aralar çok gündemde olan meningokok aşısını sordum. İzlemedeyim şu anda, ama kreşe başlamadan konuşalım yaptırabiliriz dedi. 
Kreş için imkanınız elveriyorsa okula kadar yarım gün gönderin dedi. Tam gün kalmalarının bir anlamı yokmuş, bütün aktiviteler öğlene kadar yapılırmış. Öğle yemeğinden sonra uyku, sonra da çıkana kadar serbest zaman olurmuş. Kreşe başlamaları şart artık dedi.     


Teyzoşomuzun terasından karelerle veda edelim







16 Temmuz 2013 Salı

33.AY DOKTOR KONTROLÜ





Çoookk gecikmiş bir yazı... Unutmuşum tamamen, tesadüfen notları bulunca farkettim. Kontrollerin arası açılınca tabi haliyle unutuluyor. Eskisi gibi her ay gitmiyoruz artık kontrole. Konuşulanları çok iyi hatırlayamasam da notlardan aktaracağım artık mazur görün lütfen :)
Bu dönemde olanlar 
- Gündüz uykuları kalkar. ( Bir ara Alper gündüz uykularını tamamen ortadan kaldırsa da şimdilerde tekrar döndü. Sabah makul bir saatte kalkmışlarsa 14-16 arası uyuyorlar. Geç kalkmışlarsa öğlen uyumuyorlar fakat akşam üzeri arızaya bağlıyorlar.)
- İndirekt mesajları anlarlar.     
- Takıntıları artar.
-  Tehlikeyi bilir, kesinlikle korkutmayın.
-  Şarkı bilirler ( bu aralar favori şarkımız 'susadım su isterim, bana çeşmeee gösteriinn vaayyy'-tabi ki pepeden )
- Makyaj yapmak isterler. Sakın yanlış anlamayın tek amaçları renklenmektir. Renkli şeylere bayılırlar. Yüz boyası yaptırmaya bayılırlar.
- kostüm giymek isterler, sahneye çıkmak isterler.
- Evcilik oynarlar, mutfaktan çıkmazlar, bulaşık yıkamaya, suyla oynamaya bayılırlar.
- Küçük evler, şatolar, askerlerle oynamaya bayılırlar. 
- Rol dağılımı yaparlar ( Alper'le Yiğit arasındaki bir konuşma : Ben pepeyim sende şila ol )
- Fasülye kırar, maydanoz ayıklar, marul koparır, bezelye ve barbunya ayıklarlar. Hepsine dahil edin. 
- Evin girişine onun boyunda askı asın. Eve girince kendi montunu assın giderken ordan alsın giysin. 
- Havlusu alabileceği bir yerde asılı olsun, kendisi alsın ve yerine assın. 
- Ayakkabısı kendisinin alıp koyabileceği bir yerde dursun. Ayakkabılarını kendileri giyip çıkarabilirler artık.
- kendisine ait kirli sepeti olsun, kendi üzerinden çıkardığını kendisi atsın sepete.
- Kıyafetlerindeki büyük düğmeleri açabilirler.
- Pijamalarını çıkarıp pijama altı giymeye çalışırlar. 
- iki ayak üzerinde sıçrarlar. ( Alper 37.ay itibariyle hala bunu yapamıyor bu yüzden ve dengesini hala tam olarak sağlayamadığı için nörologtan randevu aldık )
- Mevsimleri, meslekleri, hayvan yavrularını, bir iki trafik işaretini sayabilirler.
- İş makineleri ile ilgili kitap, oyun, oyuncak alın. 
- Yalan ve inat had safhada.
- Basketbol potası ve scooterla oynamaya bayılırlar. 
- Ahşap boncuklardan hediye yapın birlikte, kek- kurabiye yapın ve süsleyin. 
- Oyun hamuru her zamanki gibi favori.
- Çim kafa alın sulasın ve çimlerin günler içinde çıkmasına şahit olsun. 
-Sticker ve puzzle kitaplardan alın.
- Boyama yapın. 
- Oyuncakların pillerini değiştirirler.
- Imagiraium'un mega book diye bir kitabı var ondan alın. 
- Otomatik tornavidalı oyuncak alın. Biz otomatiğini değil ama manuelini aldık. Babamız yapıp duruyor, bizimkiler de seyrediyor şimdilik. Çünkü babamızdan sıra gelmiyor  :)
şundan  ve şundan
- Kağıt makası ve yapıştırıcı alınacak
- Tübitak 1001 serileri alınacak
- Herşeyin çevresi çizdirelecek.

Yazının yazılması gereken tarihlerden fotoğraflarla veda ediyoruz. Barış'ımızın  doğumgününden kareler ...




6 Mayıs 2013 Pazartesi

ADIM ADIM BEBEĞİM RÖPORTAJIM :)




Adım adım dergisini bilenleriniz vardır. Daha önce BURADA bahsetmiştim. 9. aydan itibaren minnoşlarıma aldığım ve çok faydalandığımız bir dergi. Şubat sonu itibariyle yeni bir blog açmışlar : http://adimadimbebegim.blogspot.com/ 

Röportaj teklifinde bulunduklarında seve seve kabul ettim, Buyrun bundan sonrasını http://adimadimbebegim.blogspot.com/2013/05/iki-kucuk-mucize.html  adresinden okuyun. 

23 Ocak 2013 Çarşamba

MİNİ TOWN-KASABA

Bir önceki yazım Mini Town spor ile ilgiliydi. Sporumuz bittikten sonra, bu kasaba dedikleri ne biçim bir yermiş bir bakalım dedik ve çocukları çıkaramadık.Küçük bir kasaba yapmışlar resmen, ayrı bir bölümde trafik parkuru kurmuşlar. Çocuklar akülü arabalar ile bir trafik düzeni içerisinde trafik lambaları, işaret levhaları eşliğinde araba sürerken trafik kurallarını öğreniyorlar. Bizimkiler bunun için henüz küçük olduklarından o bölüme sokmadık. Ayrıca, bir alt katta alışveriş merkezlerindeki çocuk eğlence yerlerinde olan bölümlerden vardı, hani şu macera adası gibi, çocukları bırakıyorsunuz, içerdeki platformda atlıyor zıplıyor tırmanıyor. Burası için de henüz küçük olduklarını düşündüğümüzden buraya da sokmadık minnoşları. Ama kasaba yetti de arttı bile bize. 




 Yukarıdaki resimin üst kısmında hasır sandalyelerin bir kısmı görünmüş, orası kafeterya. Çocuklar oynarlarken siz rahatlıkla çayınızı kahvenizi içip gazetenizi okuyup aynı zamanda da çocuklarınızı göz mesafenizde kontrol edebiliyorsunuz. Nitekim kociş orada oturdu keyif yaptı, ben foto peşindeyken. 
Şimdi tek tek kasaba içerisindeki binaları tanıtayım. İlk sırada okul var :







 Şimdi sırada bir ev var. İçerisi daha çok kız çocuklarına yönelik olduğu için bizimkiler pek ilgilenmedi. İçeride küçük bir mutfak, masa, sandalye, ütü masası, çamaşır makinası, evcilik oyunu için aklınıza gelebilecek her şey vardı.

Kasaba olur da marketi olmaz mı ? 









Sağlık ocağımız da var tabi 












Kapalı da olsa bir sinema salonumuz ve kasabanın şerifinin ofisi de var.



Kasaba turumuz bitince ayrı bir bölüme geçtik.Burada da çocuklar için değişik aktivite yaptıran aletler var. Her yüzünde farklı resimler olan çevrilebilen kareler, yanan ışığa bastığında ses çıkaran uğur böcekleri, kurbağa gibi hayvan figürleri, değişik şekillerde açılan kapanan, sürgülü, dönmeli, içinde çocukların dokunma duygusunun gelişmesine yönelik değişik materyallar bulunan kapaklar vs. 







Ayrıca, doğumgünü organizasyonları da yapılıyormuş mekanda.
Adres : Angora Caddesi, 209/29 Beysupark, Çayyolu
Tel : 225 22 99
www.minitown.com.tr
Hadi bu iyiliğimi de unutmayın :))