Bu Blogda Ara

15 Mart 2011 Salı

9.AY DOKTOR KONTROLÜMÜZ





Çok gecikmiş bir 9. ay yazısı bu. Malum, yasaklama kararından sonra maalesef bloga giremediğim için bu kadar geciktim. Şu anda hatırlayamadığım bir bloggerin yazdığı gibi, gerçekten, insan kendini kendi evine giremiyormuş gibi hissediyor. Dns ayarlarını değiştirmeyi yeni akıl edebildiğim için nihayet evimdeyim şu anda. 
Neyse gelelim 9. ay kontrolümüze,
Minnoşların gelişimleri tam olarak belli bir aya girmediği, 8 aylık bebeklerin yapabildiği bazı hareketleri yaparken 6,5-7 aylık bebeklerin yapabildiği bazı hareketleri yapamadıkları için doktorumuz, bu sefer 7-9 ay aralığını anlattı. Sanırım prematüreliğin bir cilvesi bu.
Bu dönemde, kaşık reddi başlarmış. İki şey yapabilirmişiz elle yedirmek ve çorbaları bardaktan içirmek.Gerçekten özellikle Yiğit kaşığı gördüğü anda ağzını kilitliyor. 
Bu dönem, tekrarlayan davranışlar ve tik dönemiymiş. Yiğit' in otururken ileri geri sallanma hareketini ve Alper' in kendini geriye doğru atarak gerinerek bağırma hareketini tik olarak belirledik. Bunlar son derece normalmiş.
Gündüz uykularının bozulma dönemiymiş. Kimi zaman gündüz kesintisiz 2 saat uyurlar, kimi zamanlar 10 dakika uyuyup kalkar saatlerce uyumazlar dedi. Gerçekten, şu anda aynen bunları yaşıyoruz. Yapabileceğimiz birşey yokmuş, zorlamamalıymışız, kendi düzenlerini oturturlarmış.
Eğlence ayıymış bu aylar. Birlikte yerlere yatıp güreşin, boğuşun dedi. Aynen yapıyoruz, çok keyifleniyorlar, kıkır kıkır gülüyorlar.
Hızla sağa sola hareket ederek bez bağlatmazlarmış. Şu anda bu konuyla ilgili bişey yapmazsak ayaklandıklarında bezi açtığımız anda kaçar giderlermiş. Onun için altını açarken göz temasını kesin, asla konuşmayın, hızlı ve seri olun ve ellerine bezini verin dedi.
Devekuşu ayı : Başlarını olmadık yerlere sokmaya başlarlar. Aman dikkat edin dedi. Bu bizim için ileri bir hareket mesela. Daha Alper desteksiz 3-5 dakika oturmaya bile yeni yeni başladı.
360 derece kendi eksenleri etrafında dönerlermiş, koltukaltlarından tutunca adımlarlarmış. Dönme her ikisinde tamam ama adımlama yine Alper' de yok.
Üzerlerini sürekli açtıkları için uyku tulumu giydirin ama torba olanlardan değil, bacaklı olanlardan dedi. Ben zaten ekimden beri giydiriyorum çünkü gerçekten üzerlerine asla birşey örttürmüyorlar. Torba mı bacaklı mı diye çok düşünmüştüm ama üzerlerine birşey örttürmeyen keratalar torba olandan da sıkılır diye düşündüm.  Bacaklarını kaldırmak isteyecek kaldıramayacak. İsabetli bir karar vermişim.  
İmaginarium' un topu varmış, ışıklı ve gürültülü. Onu yürütürken önlerine koyun adımlamasını teşvik edin dedi. Gerçekten topa tekme atıp top ilerledikçe topu yakalamak adına yürümek için daha bir şevke geliyorlar. Tek elle avuçlamaları gayet iyiymiş. Küçük toplar verin ellerine dedi. Playskoolun renkli ve farklı dokulu topları var mesela onlar olabilir dedi. 40-50 tane küçük hafif toplardan alın park yatağa atın minnoşları da içine atın dedi. Park yatağa değil de koltuk yastıklarından top havuzu oluşturduk. Şaşkın ifadeleri için bakınız resme :



Hayvan sesleri ilgilerini çeker, bu tarz oyuncaklar alın, kendiniz hayvan sesleri çıkarın dedi. Şunlardan vardı bizde zaten çok ilgileniyorlar.

IMAGİNARIUM MİCRO-MUU
Bu kutuda saklanmış bir inek var! Bu sihirli ineği çevirdiğinizde gerçek bir inek sesi çıkarıyor!
Katkısı:
  • Hayal kurma yeteneği
  • Hareketlerin gerekliliği
  • Sosyal gelişim


 Ses çıkaran yukarıdaki gibi bir eşeğimiz var. :)) Karnına basınca çıkan sese kahkahalarla gülüyorlar.

Org alın dedi. Yelda teyzemiz getirmişti aşağıdaki orgu, ikisi de bayılıyor. 
Tuşlara bastıkça müzik çalıyor ve üzerindeki hayvanlar dönüyor. Hayvanları yakalamaya çalışıyorlar hemen.
   


Uzaktan kumandalı araba, emekleme arkadaşı alacakmışız. doktorumuz bilmiyor ki bizim bey :)) minnoşlar daha 3-4 aylıkken gidip aşağıdaki Range-Rover almıştı, hem de kırmızı, sonra da kendisi oynamıştı. Hatta hala aklına geldikçe çocukları oyalayacağım bahanesiyle kendisi oynuyor. 


Aktivite merkezini düzeltilmiş 9 ay olana kadar kullanabilirmişiz.

Odada yanlız kalmaktan hoşlanmazlarmış.  Çığlıklarından anlaşılıyor hakikaten :))
Doktorumuz kendi icat ettiği bir oyundan bahsetti. Büyük bir fırın tepsisi  alın içine küçük çek bırak arabalardan koyun birkaç tane dedi. Hepsi bi taraftan hareket edince çok ilgilerini çekiyormuş. Normalde  yerde o kadar küçük ve hızlı bir şeyi takip etmeleri zor olduğu için böyle daha verimli oluyormuş.
Saklanın dedi. Şapka, eşarp, gözlük, maske, şal takın karşısına geçn çocukların teker teker üzerinizdekileri çıkaracaklar sizi bulduklarında Cceee diyin dedi.
Gel' i ve Sev'i öğretin dedi. Kucağınıza gelmek istediklerinde ellerinizi uzatıp gelmek istiyorsan kollarını uzat, gel diyecekmişiz. Yavaş yavaş uzatmaya başladılar gerçekten. Ama etrafta ayakta birini görünce direk ellerini kollarını hızlı hızlı hareket ettirerek seslenmeye çalışıyorlar kucağımıza almamız için.Hatta yavaş yavaş kıskanmalar da başladı sanki. Alper'i ne zaman kucakta görse Yiğit önce yavaştan mızırdanmaya, sonra kucağa alınmayınca hafiften ağlamaya başlıyor. İşimiz var yani şimdiden böyleyse yandık :)
Sevme olayları ise gerçekten başladı ve ben bu durumdan pek hoşnutum. Kim hoşnut olmaz ki, minicik eller yüzünüzü seviyor, okşuyor. Özellikle Yiğit akşamları işten döndüğümde kucağıma alır almaz yüzüme manalı manalı bakıp yanağımı okşuyor, burnumu tutuyor, saçımla oynuyor. İşte o anlar bittiğim anlar. Nasıl muhteşem bir duygu anlatamam. Doğum yaptığım zaman annelik gerçekten mucizevi bir olay demiştim kendi kendime ama her geçen gün daha da mucizevi bir hal alıyor inanın.
Anne babayı kullanma dönemiymiş bu dönem. İnatlaşmayacakmışız.Ayrıca ebeveyn seçerlermiş. Kendi çocuklarından örnek verdi. Bir baktım kız sürekli babada, oğlan sürekli bende olmaya başladı çünkü ancak böyle sakinleşiyorlardı dedi. Siz bizim yaptığımız hatayı yapmayın sürekli çocukları değiştirin dedi.  
Gözleri sizin yediğinizdedir dedi. Beypazarı kurusu, ekmeğin kabuklu ucunu verin kemirsinler dedi. Dillerini ağızlarının içinde çevirmeleri, dillerini yiyormuş gibi yapmaları pütürlüye geçme zamanının göstergesiymiş. Yaptıklarını öğrenince artık geçebilirsiniz dedi.
Bu dönem beslenme değişikliklerine gelince,
Kahvaltılarda artık yumurta sarısı var. İyi pişmiş yumurta sarısına leblebi boyutunda başladık ve yavaş yavaş arttırıyoruz. Kabuğu soyulup çekirdekleri çıkarıldıktan sonra rendelenen domatesi yemeklere 1 tatlı kaşığı ekliyoruz. ( Domates çiğ olarak başlanmazmış, çok alerjikmiş )
TAZE FASULYE ( ISPANAK ) PÜRESİ : 1 avuç taze fasülye ( ıspanak ), 1 soğan, 1 ceviz içi kıyma, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ( 1 yaşına kadar zeytinyağı sonradan ilave edilecek, pişmeyecek ) 1 tatlı kaşığı pirinç, 1,5 ajda bardağı su
KIRMIZI MERCİMEK ÇORBASI : 2-3 dilim patates, 1/2 havuç, 1 arpacık soğanı, 1/2 ajda bardağı kırmızı mercimek, 1 ceviz içi kıyma, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, 2-3 kupa su
DOLMA ( mevsimine göre kabak, biber, patates ) : 1 ceviz içi kıyma, 1 arpacık soğanı, 1 diş sarımsak, 2-3 sap maydanoz, 1 domates rendesi, 1/2 ajda bardağı su, 1-2 tatlı kaşığı pirinç. ezerek yedireceğiz.
Sebze pürelerine pirinç yerine pirinç unu da eklenebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder