Bu Blogda Ara

13 Nisan 2011 Çarşamba

LARENJİT

Yiğit' im larenjit olmuş :(
Cumartesi günü pek bir keyifsiz olan badem gözlüm, Pazar gecesi ateşleniverdi. Calpol verdik hemen ateşi düştü ama birkaç saat sonra tekrar çıktı. Bu arada hafiften de öksürmeye başladı. Pazartesi ateş sürekli çıktı, calpol ve paranox fitille ( Calpolü alır almaz kusunca doktorumuz fitil verin dedi ) düşürdük sürekli. En fazla  38.9' u gördük.Burun akıntısı da başlayıp arada kusmalar da olmaya başlayınca ve ateş ilaçlarla düşüp tekrar çıkınca Alev Hanım salı sabahı çağırdı. 
Muayene neticesinde larenjit olduğu ortaya çıktı minnoşumun. Ses telleri iltihabıymış. Bronşite dönüşmemesi için çalışıyoruz. Larenjitte en uygun tedavi buhar ve peditus şurup. Ihlamur verin günde 60 cc ye kadar dedi. Peditus şurubu günde 2-3 kere yarım ölçeğe yakın veriyoruz. Ateş çıktığında, calpolü kustuğu için yerine 4 saatte bir paranox S fitilin yarısı, buna rağmen düzelmezse paranox ( Paranox s daha hafif, paranox ise daha ağır vakalar için. Hatta paranox' un havale önleyici özelliği varmış ) yarıdan biraz fazla olarak kullanılacak ve günde maksimum 2 kere kullanacağız.
Koltuk altı 37 derecenin üzeri ateş anlamına geliyor. Hemen çocuğu soyuyoruz. 37,5-38 arası calpol vermek gerekiyormuş. 38,5 olursa çocuğu soyup küvetin içini sıcağa yakın ılık suyla doldurup 15 dakika yıkıyoruz. Çıkarıp ölçüyoruz ateşi. Yine yüksekse 2. kez yıkıyoruz ve ölçüyoruz yine yüksekse fitil koyuyoruz.Ateş yükselirken titreme gelirmiş, eller ayaklar buz gibi olur ve morarırmış, ateş düşerken terleme olurmuş.  
Öksürük sigara öksürüğüne dönüşür göğüste hırlama olursa tedaviyi kesip hemen bana getirin dedi., bronşite dönüşme ihtimalinden dolayı. 
Ateş konusu önemli bir konu olduğu için uzun uzun yazdım bilgi mahiyetinde olsun diye. Bu arada en son dün sabah ateşi olan oğlumun bir daha ateşi çıkmadı bir daha da çıkmaz umarım.  Ama öksürük, burun akıntısı ve keyifsizlik devam ediyor. 3 gecedir babayı oturma odasına attık birlikte yatıyoruz ve sabahlıyoruz. Çok çok mızmız, uykusunda inliyor yavrum benim. Sabaha kadar yatakta değirmen taşı gibi dönüyor, arada gözlerini bile açmadan minik elleriyle yanağımla, burnumla, saçımla oynuyor. Birşey yapamamak insanı öldürüyor. Allah dermansız dert vermesin kimseye. 
Akciğer gelişimini dışarda tamamladıkları için bu tarz hastalıklar beni özellikle korkutuyor Allah hepimizin minnoşlarını korusun ve bize bağışlasın.

6 yorum:

  1. Geçmiş olsun Yiğit'e. İnşallah çarçabuk atlatır. Böyle ayrıntılı yazdığın içinde teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim canım. Amacımız vatana millete hizmet :))

    YanıtlaSil
  3. Allah razı olsun Nihancım... Bilmiyorum son yazımı okudun mu? Senin yakışıklılarda gözle ilgili hafif şaşılık falan olmuş muydu?

    YanıtlaSil
  4. Canım şimdi okudum sen söyleyince. Bizimkilerde böyle bir sorun olmadı. Ama doktorumuz uyarmıştı olabilir sürekli kontrol edin diye. 1 yaş göz kontrolüne az kaldı bakalım nasıl geçecek?
    İçini ferah tut. Olsa bile kendiliğinden düzelir büyük ihtimalle. Tembellik falan söz konusu olduğunda diğer gözü kapatıp tembel olanı çalıştırarak sorunu hallediyorlar diye biliyorum.

    YanıtlaSil
  5. Erken doğan kuzularda maalesef solunum yolları hassasiyeti oluyor. Rüzgar da macerasına 9 aylıkken ağır solunum yolu enfeksiyonuyla başladı, şimdi bronşiolitle devam ediyor. Fakat enteresandır, ilk günlerde yaşadığım panik ve kahrolma hali artık yok. Çevremdekiler, Rüzgar acaip hırıltılarla öksürmeye başladığında, günde üç defa oksijen aldığında, kortizon iğneleri yediğinde ya da birdenbire ortalığa kustuğunda nasıl sakin kalabildiğime şaşırıyorlar. Ben şöyle düşünüyorum, " Ne büyük dertlerle savaştı benim oğlum, en büyük sıkıntımız bu olsun" İlginçtir son zamanlarda direnç de geliştirdi bu hastalığa. Eskisi kadar ağır geçmiyor. Bana mı öyle geliyor yoksa :))
    Çooook geçmiş olsun size de. Geçiyor, sakın merak etmeyin...

    YanıtlaSil
  6. Çok teşekkür ederim.Atlattık çok şükür.Bizim şimdiye kadarki ilk hastalığımızdı. Ben de şöyle bakmaya çalıştım olaya : Mikroplar oğluşlarımın bağışıklık sistemini güçlendirmeye gelmişler :))Hoşgelmişler, layıkıyla ağırladık Güçlendirdiler gittiler. :))

    YanıtlaSil