Bu Blogda Ara

29 Mart 2012 Perşembe

21.AY DOKTOR KONTROLÜ


Yine bir gecikmeli doktor kontrolü yazısı...
27.02.2012'de gittik. 
Bu kontrolde konuştuklarımız aşağıda :
  • Bu dönemde çocuklar açlık grevi yaparlar, kendileri yemez, sizin yedirmenizi bekler ve isterler ( Nasıl yani bu cümleye göre bu dönemde zaten kendilerinin yemesi gerekiyor. Ama ben hala kendim yediriyorum. Onlara bırakırsam iki kaşık alır bırakırlar.Sonra nasıl kilo alırlar ? Bir de kiloya takıntılı değilim diyordum. Değilim aslında sağlıklı olsunlar zayıf olsunlar önemli olan bu. Ama zaten kilolu değiller ki. Bir de kendileri yesin diye bırakırsam bir deri bir kemik kalırlar.)
  • Korkular başlar. 30 aya kadar normaldir. Nedensiz, mantıksız korkular. Kesinlikle yüzleştirmeyin. ( Evet, o elektrikli süpürge, rondo, saç kurutma makinası sesine bayılan Alper, geçen akşam babası matkapla bir şey yaparken, resmen yanıma kaçtı ve kucağıma gelmek istedi. Sonra da tedirgin bir yüz ifadesiyle kucağımdan babasını seyretti. Yine dün akşam, babası balonu şişirip şişirip bırakırken kucağıma geldi ve aynı tedirgin korkmuş gözlerle babasını seyretti. Alper cesaretli, Yiğit temkinli derken tersine mi döndü ne. Neymiş : çocukları etiketlemek yanlışmış. Her an herşey değişebiliyormuş. )   
  • Çıplaklık : Sizi elleyecekler, izin verin. Ama cinsel organlarınızı görmelerine izin vermeyin. Diğer bebeklerinkini ve birbirlerinkini görmelerine izin verin ama büyüklerin cinsel organlarını görmemeliler şimdilik. 
  • Titizlik : Yine 30 aya kadar normal. (Yemek yedirirken elleri ufacık bir şekilde bulaşsa anında gösterip silmemizi istiyor ikisi de. Sanırsın gerçekten çok titizler, her gördükleri şeyi ağızlarına almıyorlar, sokakta yerden buldukları bir şeye ağızlarına almaya kalkmıyorlar veya lokantada mama sandalyelerini kemirmeye, yalamaya çalışmıyorlar. Titizlik anlayışımız farklı oluyormuş demek ki :))
  • Takıntılar : Yine 30 aya kadar normal. Saçma sapan takıntılar geliştirirler bu dönemde. Obsesif olacak diye korkmaya gerek yok. (Her akşam Alper' i uyuturken kendisiyle yaşadığım takıntı örneği : Ayağıma yatırırım - evet maalesef ayağımda sallıyorum - yan tarafta şifonyerin üstünde suluğunu görür. "Mmaaaaa"( su anlamına geliyor, ne gülüyorsunuz benim minnoşlarım Arapça biliyor, belki de önceki hayatlarında Araptılar. Arapçada suyun mâ olduğunu bilmiyor musunuz? ) "Tamam anneciğim al bakalım iç hadi" Suluğunu alır ağzından emziğini çıkarır. Suluğunu ağzına götürmeden önce emziği bana uzatır."Tamam anneciğim ben tutuyorum emziği, haydi iç suyunu bakalım" Parmakla şifonyerin üstünü, suluğun yerini gösterir, bu arada da şu garip sesi çıkarır "ıhh ıhhh" Emziği oraya koy demek istiyor. "Anneciğim tutuyorum işte emziğini, suyunu iç, sonra vereceğim sana". Yok ikna olmaz. Aynı hareket ve aynı ses "ıhh ıhhh" Bir la havle çekerim. Emziği gösterdiği yere koyarım. Suyunu içer. Sonra Parmağıyla işaret ederek "meme " der. Emzik verilir, suluk alınır elinden.)
  • Anne, baba, ben, ikizim, dördümüz : İşe giderken sorun çıkarmaya başlarlar. Gece uyanıp diğerlerini ararlar. Çok ısrarcı olurlarsa aradığı kişileri uyurken tek tek gösterin o zaman dedi. ( Burada Yiğit ile ilgili örnek vereceğim, gerçi Alper de yapıyor aynısı ama Yiğit daha çok yapıyor. Aslında bu da Yiğit' in takıntısı diyebiliriz. Yatağa uzanırız beraber. Her zamanki gibi koluma sıyırır, sonra kolumu sevmeye başlar. Özellikle dirseğimin kesinlikle açık olması gerekmektedir. Zira, dar bir kazak-bluz kolu sebebiyle dirseğimi açığa çıkaramıyorsa pisikopata bağlar.Bir süre sonra yüzünü, özellikle gözlerini çıplak koluma sürmeye başlar. Kolumu kaldırır indirir, tabi bu arada tuhaf şekillere girmemiz kaçınılmaz. Bu arada yoklamaya başlar. "Babaaa"= "Baba uyudu anneciğim", "AAaper"= "Alper uyudu anneciğim", "Dedeee"= "Dede uyudu anneciğim", "Annanne"="Anneanne uyudu anneciğim","Anneee"="Anne uyudu anneciğim".Gördüğünüz gibi komün halinde yaşadığımız için bizimki yoklamayı geniş tutuyor.)
  • Tuvalet : Bu konuyu geçen kontrolde konuşmuştuk. İşaretleri takip etmeye devam edin. Acele etmeyin dedi. 
  • Benim kavramı iyice belirginleşmeye başlar. Henüz benim, senin kavramlarını doğrudan kullanamıyoruz. Dolaylı olarak söylüyorlar, bir şey gösterdiğimde AApper, Yiiiii, annee, baaabbba, deddeee gibi doğrudan sıfatlarımızı kullanıyorlar.      
  • Bu dönemde bir çocuk psikiyatrına götürmemiz gerekiyormuş. 2 yaş da geldiği için özellikle faydası olurmuş. Ben isim istediğimde iki isim önerdi. Prof. Dr. Bahar Gökler ve Prof. Dr. Rana Uslu. Henüz araştırmadım. Fırsat bulunca birini belirleyip götüreceğim. 
Bu dönemde kullanabileceğimiz oyuncaklar ve yaptırılabilecek aktiviteler :
Ev : Çok yer kaplar. Evimde böyle bir şeyi koyabileceğim bir yer yok. Mecburen doktora gittiğimizde oradakini kullanacaklar artık.
Masa sandalye : İkeadan aldık, çok memnunum. Yine ikeadan şunları da aldık. 

Yazı tahtası : İkea ve tchiboya ayaklı olanlarına baktım, çok büyüktü ve açıkçası erken geldi. O yüzden şimdilik el tipi mıknatıslı olanlardan aldım. Çok sevdiler. Kalemle çizdiklerinizi tahtanın altındaki düğmeyi sağa sola çekerek silebiliyorsunuz. Üçgen, daire ve kalp şeklinde görülenler ise baskı. 
Lap top : Fisher price almıştık bir tane. İki tane olacakmış. Masanın üzerine koyacakmışız. İkisi de kendi malı ile uğraşacakmış. 
Her birine resim defteri ve boya kalemi alacakmış, yine masalarına koyacakmışız, her biri kendi malzemesiyle uğraşacakmış. Alınacaklar listesine eklendi. 
Parmak boyaları ve stamper: Oyun ablamız getiriyor ve yaptırıyor sağolsun, şurada bahsetmiştim. 
Bunlarla el ve ayak izlerini çıkarıp bir mantar pano alarak ona asacakmışız. Her birey ardında bir eser, bir iz bırakmak için yaşarmış. Biz bu amaçla çocuk dünyaya getirir ve onları yetiştirirmişiz. Çocuklar da bu hissi bu şekilde duyumsamak isterlermiş. Yaptıklarını bu panoya asın mutlaka Yiğit' in köşesi, Alper' in köşesi gibi belirleyin dedi.    
Aquadoodle : Çoktan almıştık. Ama henüz çok verimli kullanamıyoruz. Kalemin suyunu emmeye çalışıyorlar. Şimdilik kaldırdım ortadan.  Özel bir kumaştan yapılmış bir halı üzerine içine su doldurulmuş kalemle çizim yapıyorsunuz. Kuruyunca çizimler siliniyor. Son derece pratik ve zararsız. 

   Bowling : Çoktan almıştık severek oynuyorlar.  Migrostan almıştık, şeffaf ve içinde küçük toplar var ayrıca alt kısmında küçük led ışıklar var ışıl ışıl yanıyorlar çok güzel.

Doktor seti alın, steteskopla kalbin yerini, karnın yerini gösterin. Küçük bir şey aldık ama paramparça ettiler. İleride tekrar deneyeceğiz. Şunun gibi bir şeydi :
Hafıza kartları alın. 
Yanak, alın, ense, diz, dirsek, bilek, kirpik, kaş, kasık gibi organları gösterin ve öğretin. Patates kafa alın. Hemen aldık ve o kadar eğlenceli ki ben bile arada sırada oynuyorum. 
 
Ahşap yarım meyveler varmış. Bir elma mesela ikiye bölünüyor. Henüz almadık.Sanırım şunu kastediyor.
 
Ahşap delikli eğitici oyuncak. Şuna benzer bir şey aldık.
Ahşap olta balık. Tchibodan almıştım. balık tutma oyunu. Henüz bu oyun için küçük olduklarına karar verdim.  
Ve en son favori oyuncaklarımız  :

Bu eğitici ahşap palyaçolar hem sayı saymayı, hem de renkleri öğretiyor. Sıkıldıklarında birbirlerinin kafasına fırlatmasalar bir de süper olacak. 
Galt sihirli sulu boya:

Bu sulu boyayla ben oynadım diyebilirim.Kitapta mesela bembeyaz bir sayfanın üzerinde kara kalem iki tane inek var. İçine su doldurduğunuz kalemi sayfanın üzerinde gezdirmeye başlıyorsunuz. Aaaa o da ne? :))) Birdenbire mavi bir gökyüzü ve beyazım bulutların altında yemyeşil çayırların, sarı, kırmızı çiçeklerin üzerinde burunları pembe kahverengi benekli inekler size gülümsüyor. Gerçekten süper birşey.  
Galt yapbozlar :

Bu ikili puzzler ile de inanılmaz ilgilendiler. Uzun bir süre bunlarla oynayabiliyoruz. 

Yavrulu puzzler ise yine hem anne ve yavru hayvanları, hem de sayı saymayı öğretiyor.Üstelik tutma yerleri parçaları kolayca kavramalarını sağlıyor.
Cümle kurmaya başlarlar yavaş yavaş. Sizin bildiğiniz anlamda cümle olması gerekmiyor. Anne ma demek mesela cümleymiş. Anne su istiyorum demek istiyor sonuçta dedi. Her denileni anlarlar. Merdiven inme, koltuktan atlama, anahtarı deliğine sokma gibi aktivitelere bayılırlar. ( Bingo, hepsi tam gaz var şu anda. Her birinin elinde bir anahtar buldukları deliklere sokup çıkarıyorlar. Koltuktan koltuğa havalarda uçuyorlar. Merdiven inip çıkmaya bayılıyorlar) Yurtdışında çok fonksiyonlu oyuncaklar var çok güzeller, mesela bir çok değişik kilit var yüzeyde bir anahtar var hepsini deneyip hangisini açtığını bulmaya çalışıyorsun ince motor gelişimi için süper ama burda bulamadım dedi doktorumuz.
Sakız çiğneyebilirler ama büyük ihtimal yutarlar dedi. Şişenin kapağını açıp kapatmayı severler. Herkesin eşyasını bilirler. ( Kesinlikle. Babam telefonunu yeniledi, kendi telefonunu anneme verdi. Annemin elinde ne zaman o telefonu görseler kıyametler kopuyor dedeeeeee deeeeddeeeee diye. Neymiş, dedenin telefonu annannede ne geziyormuş)
Çoraplarla ve renkli kağıtlı şekerlerle renk ve eşleştirme oyunu oynayacağız. Renkli highlighter( fosforlu kalemler) kalemlerin kapaklarını ayrı bir yere koyarak yine eşleştirme yapacağız.  
Tromboline içinde başka çocuk olmadığı zaman koyacakmışız çok hoşlanırlarmış.
Trafikte trafik lambaları ile ilgili şarkılar uydurun. Şarkı ile daha çabuk öğrenirlermiş. Üstteki kırmızı dur dedi, alttaki yeşil geç dedi gibi. 
10 a kadar saydırmaya başlayabilirsiniz yavaş yavaş.

2 yorum:

  1. Sayende biz de faydalanıyoruz, ellerin dert görmesin yazarken :)

    YanıtlaSil