Bu Blogda Ara

ek gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ek gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2011 Perşembe

15.AY

Minnoşlara aldığım piyanodan ve minnoşların piyanoya olan ilgi ve alakalarından bahsetmek istiyorum. Alışveriş sitesi Paramini' den minyatür bir piyano aldım. Piyano ile olan münasebetlerini görünce siz de hak vereceksiniz, ikisinin de farklı karakterde olduklarına işte bir örnek daha :
                                                                            
Önce Alper

Şimdi Yiğit



Alper' in bütün gücüyle ve iki eliyle tuşlara saldırışına bir bakın, sonra da Yiğit' in küçücük incecik parmaklarıyla kibarca tuşlara dokunuşuna... Büyüdüklerinde nasıl karakterde olacaklarını çok merak ediyorum. 
Maalesef son hastalığımız ( her ikisi de önce ishal, sonra ateş, sonra balgamlı öksürük ve göğüste hırıltı şeklinde seyreden bir hastalığa yakalandılar ama çok şükür iyileştiler şimdi ) ve tatil sebebiyle çok fazla kilo vermişiz. O yüzden vitamin ve mineral takviyesi için minadex şurup başladık.  Kilo aldıran mamalardan ( pediasure vs ) versem mi diye düşündüm ama içerisinde sentetik olan hiçbirşey vermek istemediğim için vazgeçtim. 

9 Haziran 2011 Perşembe

12.AY-1 YAŞ

Yukarıdaki resim, ayakta dolaştırılmak için bas bas bağıran, ayaktaki kimseyi pas geçmeyen ve ayakta birini yakaladıkları anda asla oturtmayan iki veledi taşımaktan bitap düşmüş, fıtığı azmış babanın bulduğu icat üzerine çekilmiştir.

1 yaş itibariyle minnoşlarda iki diş var artık. Yiğit' in ikinci dişi üstten, Alper' in ikinci dişi alttan çıkan ilk dişin yanından geldi. Yiğit kronolojik 1 yaş, düzeltilmiş 10 ay itibariyle sırttan yüze, yüzden sırta dönmeye başladı. Biraz geç kalmadın mı be yavrum ?
Alper, müzik eşliğinde oynamaya, gel gel demeye, işaret parmağını aniden kaldırıp sözlüye kalkmak için heyecanlanan çocuklar gibi ısrarla havada tutmaya başladı. Allah bir diyince süratle işaret parmağını havaya kaldırıyor minnoşum ve annesi de hemen o parmağı ısırıyor tabi. Her ikisi de alkış diyince alkışlıyor. Yiğit üüüüüü,üüüüüüü şeklinde garip seslendirmeler yapmaya başladı dudaklarını büzerek, Alper' de sevincini, kızgınlığını naralar atarak göstermeye. Emekleme yok, yürüme yok henüz. Kollarından tutunca dik durarak basmaya başladılar, yine tutulunca bir iki adım atıyorlar ama o kadar.
11. ayda ( bizimkiler düzeltilmiş 10 aylık ) bebekler tutunup kalkabilir, sıralayabilir, tay tay durabilirler, yattıkları yerden kalkıp oturabilir, emeklerken oturur, otururken emeklemeye başlayabilirler. Bir eliyle tutunup diğer eliyle yerden bir obje alabilirler. Koltuktan ters inebilir, öğrendiği kelimeleri unutabilirler. Bunların hepsi kaba motorla ilgili.
Biz kaba motorlarda daha zayıfız, ince motorları daha iyi yapabiliyoruz. İnce motor becerisi olarak iki cismi birbirine vurur, cismi yere atıp arkasından bakar, parmağın gösterdiği yere bakar, tek parmakla basar ( çalıştırmak için hesap makinesi, lap top, eski klavye, telefon ve kumanda vermeliyiz ellerine ), dansedeni taklite başlarlarmış. Hepsini yapıyor bizimkiler. 
Farklı 3-4 konuda 2 soruyu arka arkaya sorunca doğru yanıtlarlarmış. Mesela, anne nerde diyince anneye, baba nerde diyince babaya bakarlar( hemen arkadan mesela anane nerde diyince cevaplayamazlarmış ama maksimum 2 soru ), süt nerde diyince memeye veya biberona, mama nerde diyince tabağa, kumanda nerde diyince kumandaya, top nerde diyince topa bakarlarmış. Al komutunu anlar ve yapar ama ver komutunu yapamayabilirlermiş.
Daha önceleri mesela topu atıp arkasından bakmıyorlardı, onlar için top atılınca dünyalarından çıkmış oluyordu, şimdi attıktan sonra arkasından bakmaya başladılar. Nereye gittiğini takip etmek istiyorlar. Şimdi onları şaşırtma zamanı. Küçük zıplayan toplardan alacağız yere attığında yerde sabit kalmayıp tekrar yükseleceği için çok şaşıracaklarmış. Aynı şekilde hacıyatmaz balonlara tekme atıp yere yatırdıklarında tekrar geri geleceği için çok şaşıracaklar, balon makinası alacağız sürekli baloncuklar çıktıkça çok ilgilerini çekermiş.  
Pilates topu aldık üzerine karınlarının üstüne bebeleri yatırdık yavaş yavaş hareket ettirdik çok hoşlarına gitti. Uçan balonlar aldık, ipini ellerine verdik ipi bıraktıklarında balon uçunca bunu birkaç kez yaparak neden sonuç ilişkisini kavrayıp ipi bırakınca balonun gittiğinin farkına varıp ipi bırakmamaya başladılar.
Buraya bir kuş konmuş oyunu oynuyoruz, ritim tutup aynısını yapmalarını bekliyoruz. 
1 yaş oldukları için kan ve idrar testi vereceğiz. Demir damlası dişleri boyamaya başlamış o yüzden 10 damla ferrasanoldan ferruma geçtik. 4'er damla veriyoruz. Polivite şimdilik devam, kan sonuçlarına göre bakacağız duruma. Bu arada sağlık ocağında 1 yaş aşılarımızı da olduk.
Alper' in kolundaki hemanjiyom ( yaz geldiği için kısa kollu giydirdiğimde dikkatini çekiyor ve koparmaya çalışıyor korkuyoruz ) için çocuk cerrahı Rahşan Hanım' a gittik Güven Hastanesi'nden. Rahşan Hanım çok tatlı bir doktor, çok güzel izahat veriyor uzun uzun anlatıyor, gitmişken sünneti de konuştuk. Hemanjiyomların 1 yaşından sonra % 80' i kendiliğinden kayboluyormuş o yüzden bekleyelim seneye ilkbaharda bakalım kaybolmamışsa sünnetle birlikte yaparız dedi.Bu arada korktuğumuz kadar bir kanama olmazmış, sızıntı şeklinde bir kanama olurmuş, hemen üzerine bastırın kan durunca bepanthen sürün doktora gösterin dedi.   

2 Mayıs 2011 Pazartesi

11.AY




Hala pütürlü gıdaya geçemedik. Yiğit basıyor artık sağlam bir şekilde adımlamaya da başladı kollarının altından tuttuğumuzda. Alper yeni yeni basıyor hemen yoruluyor. Alper' in sürekli ışığa bakması, arada çığlık atması biraz endişelendiriyor bizi. Tekrarlayan davranış olabilirmiş biraz daha izleyeceğiz. Çünkü ismi söylenince bakıyor, göz teması gayet iyi minnoşumun.  
Anneanne ve babaannemizin ısrarıyla kemik suyu koysak mı koymasak mı diye düşünüyorduk. Hiçbir yararı yokmuş, zararı da yokmuş farketmiyor yani. Çorbalara tereyağı koymayı tercih etmiyoruz. Katı yağlardan ziyade besinlerin normal yağı öneriliyor. Mesela, dana bonfileden çekilmiş kıyma, yağlı günlük sütten yapılmış yoğurt, yağlı peynir gibi. 0-3 yaş arası katı gıdalar beyin gelişiminde çok etkiliymiş ama besinlerin kendi yağını kullanmak daha faydalı. Günlük sütten muhallebi kesinlikle yasak. Düzeltilmiş bir yaş olana kadar günlük sütten sadece yoğurt yiyebiliyoruz. İlla muhallebi yedireceksek anne sütünden yapacağız ama sütüm yetiyorsa gerek yokmuş aslında. Tok tutmaktan başka bir işe yaramaz, çocuklar doyuyorsa anne sütüne gittiği yere kadar devam.
Nörolog randevumuza da gittik. Herşey yolunda çok şükür. 4 ay sonra gelin dedi.
Bu arada doğum günü kutlama faaliyetleri için araştırmalara başladık. Güzel birşeyler çıkarmak istiyorum. Umarım başarılı olurum.

31 Mart 2011 Perşembe

10.AY

Zaman su gibi akıp gidiyor, minnoşlarımın doğum günleri geldi neredeyse. 
Yiğit bu ay biraz geride kalmış, Alper ise inanılmaz ilerlemiş. Yiğit 7 / 7,5 ay civarı, Alper ise 6,5 ay civarı imiş.


28 Aralık 2010 Salı

7.AY



Artık 7 aylığız ( düzeltilmiş 5 aylık )
24 Aralık günü yani üç gün önce Yiğit ilk defa döndü. Resimdeki benim bluzum.Üzerimi değiştirirken bir de baktım yatağın üstüne bıraktığım bluzumu almış yüzüne kapatmış. Sonra bluza sarılarak birden yüzüstü döndü ve uykuya daldı. O kadar tatlıydı ki bir süre ona sarılıp kokusunu içime çekerek yanında uzandım bende.   



Bu hınzır gülüşlü keretaya ne demeli ? Aslında Yiğit' den çok önce dönmeye başlamıştı ama kaydını tutmamışım maalesef. Zaten bir kaç kez yaptıktan sonra bıraktı dönmüyor ne zamandır.
 
Alper, kıyafetlerini çıkarmaya başlayınca kıkır kıkır gülmeye başlıyor.
Nenedent florürsüz diş macunu aldık içinden parmak fırçası çıkıyor ilk dişimizin çıkmasından itibaren kullanacağız. Neden florürsüz soruma netten bulduğum cevaba göre birçok diş macununda kullanılan florür musluk suyundaki klorla birleşince kanserojen bir maddenin oluşmasına neden oluyormuş. Ayrıca şurada da aynen şöyle yazıyor :
Florür vücut için gerekli bir elementtir. Ancak gereğinden fazla alındığında dişlerin rengini değiştirir ve dental florosis'e (dişlerin üzerinde beyaz noktalar veya siyah çizgiler oluşumu) neden olduğu bilinir. Araştırmalar sonucu yayınlanan görüşlerden toksikolojik açıdan, florürün, kurşundan daha zehirli olduğu söylenebilmektedir. Florür alımının %50'si böbreklerde temizlenir ve böylece böbreklerin rahatsızlanması mümkündür. Avrupa'da suya florür eklenmesi durdurulmuştur. Pek çok enstitütü suya florürün katılmasının diş çürümesini önlemekte sanıldığı kadar etkin bir bileşen olmadığını belirtmektedir ve diş çürümesini önlemekte gereksiz bir hamle olarak görülmektedir. Zaten fazlasıyla florüre maruz kaldığından en azından sabah akşam kullanılan diş bakım ürünlerini florürsüz seçmek kesinlikle doğrudur.
Bu demek oluyor ki artık kendimiz için de florürsüz diş macunu almak şart oldu. 
Biz de şu sıralar nuby diş kaşıyıcı kullanıyoruz çok işe yarıyor.


Ek gıda menümüzde değişiklik yok. Aslında yumurta ilave edecektim ama tedbiren (malum prematüreler ve alerjik gıdalar çoğu) eski menüye devam. Sadece çorbalara dana etinden çekilmiş kıyma ve tavuk göğüs eti koymaya başlayacağız. Anne sütünün besin değeri 6. aydan sonra % 50 azaldığından ek gıdalara ağırlık vereceğiz, aralarda anne sütüne devam. Ek gıdalar mutlaka mama sandalyesinde yedirilecek. Bu ay mama sandalyesinin üzerine muz püresi koyacağız, elleri ile yemelerine izin vereceğiz. Beslenme filesi aldık. Minnoşlarımın ellerine kaşık iki kulplu suluk veriyoruz. Aynı anda biz de yemek yiyoruz. Mama sandalyelerini yemek masamıza çekiyoruz.Taklit edecekleri için yemek yemeye daha çabuk alışırlarmış çünkü.
Davul, tef aldık.

http://www.kidcentrum.com/images_buyuk/f3/Mini-Drum-King-Muzikli-Davul-_5203_1.jpg







Aktivite merkezi / istasyonu alacağız.
Fisher-price masalcı tırtılını alacağız, kitap sayfası çevirmesini öğrensinler diye. Kumanda ve ev telefonuna ilgi duyarlar, oyuncaklarına ilgi göstermezler gerçeğini isterler. Naylonla kaplayıp pillerini çıkararak ellerine verebilirmişiz. Biberon emziklerinde 2 numaraya geçeceğiz artık. 
Kahvaltıyı adaçayı veya ıhlamurla ıslatabilir miyim diye düşünüyordum ama adaçayı alerjikmiş kullanılmamalıymış ıhlamur da kalorisiz olduğundan gereksizmiş. Anne sütü veya mama kalorili olduğu için tercih ediliyor. Zaten bitki çaylarının sürekli kullanımını önermiyorlarmış. Hastalıklarda 3-4 gün ıhlamur kullanabiliriz sadece. Bebeklerin yüzlerini silmek için kozmetik önerilmiyor sadece suyla sileceğiz. 


27 Kasım 2010 Cumartesi

6.AY


Alper' in motor gelişimi 4,5 ay, Yiğit' in 5 ay.
  • Alper'in yakalaması Yiğit' e göre daha iyi.
  • Alper' in baş tutma tamam. Hatta geçen aya göre bir anda sıçrama yapmış. ( Maşallah diyelim )
  • Alper yüz üstü yatırıldığında sırt üstüne dönmeye başladı. Sırt üstü yatırıldığında da yana doğru dönmeye çalışıyor ama henüz muvaffak olamadı. Yiğit' de dönme yok.
  • Yiğit yattığı yerden doğrulmaya kalkmaya çalışıyor.
  • İkisi de ayaklarını tutmaya başladılar.  
  • Aynada kendilerine gülmeye başladılar.  

5 Kasım 2010 Cuma

5. AY


23 Ekim' de 5 aylık olduk. Yiğit' in motor gelişimi 4 aylık, Alper' in motor gelişimi 3 aylık şu anda.
  • Alper kafasını tam tutamıyor. Yiğit daha güzel tutuyor.
  • Alper yüzüstü yatışta yan dönmeye çalışıyor. Yiğit bunu henüz yapamıyor.
  • İkisi de ellerini önde kenetliyorlar, ama ikisi de ellerine henüz bakmıyorlar ( Bunun için kollarına çıngıraklı bileklik takacağız )
  • İkisi de ellerini hatta yumruklarını ağızlarına sokuyorlar.
  • Alper sürekli tavana ve ışıklara bakıyor. 0-3 ay arası normalmiş. Alper' in motor gelişimi 3 aylık olduğu için bunu yapıyormuş zamanla bunu bırakırmış.
  • İkisi de aynada kendilerine gülüyor.

16 Ekim 2010 Cumartesi

Kara Üzüm Habbesi

Bugün yani 16 Ekim 2010 saat 12.00' de şimdiye kadar sadece anne sütü alan kronolojik 4,5 - düzeltilmiş 2,5 aylık olan oğluşlarım, ilk defa anne sütü dışında bir gıdanın tadına baktılar. Üç çay kaşığı kara üzüm suyu...
Yiğit ne sevdi sevmedi, sadece şaşırdı. Birazını ağzından dışarı akıttı. Gözlerini pörtlete pörtlete suratımıza baktı. Bu da ne ? Ne veriyorsunuz bana der gibi... Alper sevdi gibi. Hepsini yuttu ve epey bi yalandı.
Bu ek gıdaya başlama konusu çok tartışmalı. Kimi 6 ay olmadan kesin başlamayın diyor, kimi 4-4,5 ay gibi yavaş yavaş besinlerin tadını alsınlar azar azar verin diyor, kimi  bu süreci prematürelerde düzeltilmiş yaşa göre başlatın diyor, kimi gelişimleri iyiyse kronolojik yaş baz alınabilir diyor. Velhasıl bu konuda da fikir birliği yok maalesef.
Ben doktorumuzun da tavsiyesiyle yavaş yavaş başladım. Bakalım nasıl karşılayacak bebişlerim. Önce acaba anne sütü alabilecekleri halde bebişlerimin minicik midelerini başka şeylerle doldurma fikrinden hoşlanmasam da, zaten çok az az sadece tattırdığımı düşünerek vermeye karar verdim. Bu konuda tecrübeli annelerden de geç başlatırsam sonrasında değişik besinleri yedirmekte zorlanabileceğimi duydum. Esasen, sütüm de sanki yavaş yavaş durulaşmaya başladı. Yaşayıp göreceğiz bakalım.