Korkarım yakında annesi gibi yılan dansı yapacak :))))))
Bu Blogda Ara
31 Ocak 2012 Salı
VE HUZURLARINIZDA KAPI GICIRTISINDA OYNAYAN ANNESİNE ÇEKEN ALPER
Korkarım yakında annesi gibi yılan dansı yapacak :))))))
12 Ocak 2012 Perşembe
MEDYATİK MİNNOŞLARIM :)
Basında biz diye bir köşe mi açsam ne yapsam :)))
Mother & Baby dergisinin Aralık sayısında çıktık. Tükenmeden alın demek isterdim ama maalesef yazmaya fırsat bulamadığım için Aralık sayısı kaçtı.
Ama üzülmeyin :))) Ocak sayısında da biz varız :)))
Bu gidişle her sayıda yer alırsak şaşırmayın :)))
Mother & Baby dergisinin Aralık sayısında çıktık. Tükenmeden alın demek isterdim ama maalesef yazmaya fırsat bulamadığım için Aralık sayısı kaçtı.
Ama üzülmeyin :))) Ocak sayısında da biz varız :)))
Bu gidişle her sayıda yer alırsak şaşırmayın :)))
15 Kasım 2011 Salı
LEİLEO ZEYNEP'LE RÖPORTAJIM :)))
Leileo yani Zeynep' in bloğunu biliyor musunuz bilmiyorum. Zeynep, anne olmadan anne sütüne gönül vermiş, hamileler ve emziren anneler için nasıl daha kullanışlı, şık ve rahat ürünler yapabilirim sorusuna cevap arayıp bulan, bebişlerimiz için de %100 organik kıyafet seçeneğini önümüze seren LEILEO BUTİK'in annesi.
Göğüs hizasına denk gelen 23'er cm'lik açılabilir gizli bölmeleriyle emzirme kıyafetlerinin tasarımları o kadar çok hoşuma gitti ki emziremediğim halde, almamak için kendimi zor tuttum. Hatta üçüncü için alıp kenara koysam mı diye bile düşündüm :)
Tasarımları ile kendinden sıkça söz ettiren Zeynep, yaptığı başka bir işle de alkışları haketti. Benim çok sevdiğim bir söz var bilenlen bilir : 'Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar '
Emziren annelerle röportajlar yaparak onların deneyimlerinden herkesin yararlanmasını, damdan düşenin halinden damdan düşenin anlamasını sağlıyor Leileo Zeynep.
Bugünün konuğu da benim. Adres aşağıda : Tıklayın ve okuyun
2 Kasım 2011 Çarşamba
1 Kasım 2011 Salı
KESİNLİKLE BU KADAR KOLAY DEĞİL
Yok ya bu kadar kolay değil.
Emzirememeye takmış bir anne olarak minnoşlarımın anne sütü alma dönemleri gerilerde kalmış olmasına rağmen, gördüğünüz gibi hala bu konuya takık bir haldeyim. Çok içimde kalmış gerçekten demek ki.
Bu videodaki kadar kolay değil ya kesinlikle, ya da ben çok beceriksizim. Ne kadar rahat emziriyor değil mi ? Sağma makinasından gelen yapay bir gürültü yok, sterilizasyonla uğraşmak yok. Oh gel keyfim gel.
Şeytan diyor bu sefer pes etmeyecem, canımı dişime takıp sonuna kadar emzirmek için direnecem, doğur bi ikiz daha doya doya emzir :)
13 Ekim 2011 Perşembe
BLOĞUM 1 YAŞINDA
11 Ekim 2011, Bloğum 1 Yaşında !!!
Önceleri sıkı bir internet canavarı olarak sadece okur düzeyinde blog aleminde takılırken ve aslında içimden minnoşlarıma bir blog oluşturma hayalleri geçerken fiiliyata geçmem Canselciğim sayesinde oldu. Kuzey' imin bloğu benim de blog alemine girmemem vesile oldu. Buradan her ikinize de teşekkürü bir borç bilirim canlarım.
1 sene ne kadar çabuk geçmiş.
" Rahmetli anneannesinin sarı papatyası, annesinin babasının küçük prensesi, kardeşinin ablişkosu, eşinin hatunu, rafığı, sarısı, Cansel' in Nihoş'u, arkadaşlarının can arkadaşı ve şimdi küçük mucizeleri Yiğit ve Alper' in annesi. Yeni rolümle bundan sonraki rolüme kadar karşınızdayım. İyi seyirler..." diyerek başladım söze ve arkası geldi, gelmeye de devam edecek inşallah.
Ziyaretleriyle bloğumu şereflendiren, yorumlarıyla gönlümü şenlendiren tüm blogdaşlarım iyi ki varsınız, benimle kalmaya devam edin.
İLK SÖZCÜK DEĞİL AMA İLK BİLİNÇLİ ANNE :)
Oğluşum Alper ilk bilinçli 'anne' sini dün akşam ( 16,5 aylık ) yaya, yaya, üstüne bastıra bastıra, ağzı kulaklarında defalarca söyledi ve ben tabi ki mest, içimin yağları eridi.
Ben ' ANNNNEEEMMM' dedikçe Alper' im ' ANNEE ' diye karşılık verdi ve bütün gece durup durup anne dedirttim kendime. Biraz deli miyim ne ? Sanki bundan sonra başka birşeyle hitap edecek çocuk bana. Ama aylardır duyduğum baba, mama ve dede' lerden sonra gına gelmişti bana.
Hem baba, dede, mama gibi tekrarlayan heceleri kullanmış olmaları bilinçli olarak babaya baba, dedeye dede dedikleri anlamına gelmiyor ki ( serde biraz kıskançlık mı var ne :))
Ama bana resmen, gözümün içine bakarak ' Anne ' dedi, üstelik tekrarlayan hece de değil, ne kadar zor aslında söylemesi ( gülmeyin, dalga da geçmeyin siz hiç bebek olmadınız mı? baba, dede ile anne demek arasındaki büyük uçurumu farketmemiş olamazsınız )
Canancığım ilk bilinçli anne diyişini anlatmıştı Barış'ımın, gözlerinin içi ışıldayarak, sesi cıvıldayarak anlatışı dün gibi kulaklarımda. Gerçekten insan kendini ne kadar eşsiz, bulunmaz, kutsal bir varlık gibi hissediyormuş meğer.
Ben anneyim, hem de dünya için sıradan, benim için bütün dünya olan iki küçük meleğin annesi ( bunu da Görkemciğimden çaldım, telif istersen hakkındır şekerim )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
