Bu Blogda Ara

11 Şubat 2011 Cuma

EN ÇOK KULLANDIKLARIM

ÇORAP TUTUCU
Tam bir tasarım harikası. Kimin aklına geldiyse aklıyla bin yaşasın. Minnoşların ayaklarında çorap tutmak ne mümkün.( dü ) Artık çoraplar anneleri istemedikçe ayaktan çıkmıyor. Biraz despot bir annemiyim ne ? :))) 

MOTHERCARE - CHİCCO BODY
Mothercare 7'li paketlerden almıştım.Tepe tepe kullanıyorum. Defalarca yıkanmasına rağmen en ufak bir yıpranma, tüylenme  yok. Hani eskiler derler ya : et gibi diye aynen öyle. Çıtçıt bölümleri o kadar sağlıklı ve kullanışlı ki hiçbirşey olmadı. Bu bodylerin üzerine o kadar çok farklı marka body eskittim ve hatta çöpe attım ki, dandik markaların kesinlikle çıtçıtları kopuyor, yırtılıyor, hatta gayet iyi bir marka olduğunu bildiğim idil baby bodylerin bile çıtçıtları yırtıldı.
Tek handikapı bebeklerim çok küçükken yaka kısımları çok açık kalıyordu. Çünkü yaka kısmında herhangi bir çıtçıt düğme gibi bişey yok. Açılıyor ve üşüdüklerini düşünüyordum. Derli toplu durmuyordu. Ama artık büyüdüler ve çok da fazla takılmıyorum bu duruma. Ha bir de kafama takılan şey, bizim minnoşlar 8,5 aylık oldular, hadi diyelim düzeltilmişleri de 6,5 ay. Ben hala mothercare body'lerin 0-3 ay olanını giydiriyorum. Nasıl oluyor bu çözemedim. Gayet de rahat oluyor üstelik. 
Chicco bodylerde çok kullanışlı, aynı şekilde hçbir yıpranma, tüylenme olmadı. Mothercare' e göre daha derli toplu. Özellikle yakasındaki çıtçıtlar derli toplu durmasını sağlıyor. Kalıpları mothercare' e göre daha dar. O yüzden ilk doğduklarında tüm vücutlarını sararak üşümelerini engelliyor bence.

10 Şubat 2011 Perşembe

ADIM ADIM SETLERİMİZ

Arkadaşım Cansel' in tavsiyesiyle www.adimadim.com adresine üye oldum. Her ay setler elimize gelecek ve minnoşlarımla gelişimi destekleyen aktiveteleri yapacağız. İlk setimiz 9. ay geldi bile. Kutunun içinden  ana kitapçık, bir büyük kalem ve vakvaklayan büyük bir oyuncak ördek çıktı. Henüz içeriğini çok fazla inceleyemesem de kısaca göz atabildim. İlk sayfalarda o aya ait zihinsel , dil, motor ve duygusal gelişimle ilgili bilgiler , ilerleyen sayfalarda da bu gelişimleri destekleyici aktiviteler var. Çizimler, illütürasyonlar gayet güzel. Mesela, bir bebek suratı var üzerine kapanmış iki el var, elleri kaldırıyorsunuz ve ce-ee oynuyorsunuz. 
İnternet sitesinde setlerle ilgili verilen bilgi şöyle :
İlk bakışta bir kitap dizisi gibi görünse de Adım Adım, bundan daha öte bir medyadır.
Adım Adım geleneksel eğitim-öğretim araçlarının yanı sıra teknoloji tabanlı uygulamaların da kullanıldığı modern bir eğitim setidir.
Çocukların kitaplara bakabilme becerisi, 9. aydan itibaren gelişir. Adım Adım, kolaylıkla özdeşlik kurabilecekleri görsel karakterlerle, çocukların ilgi odağı olur. Öte yandan, özgün olarak kurgulanmış oyunlar, hem çocukların oyun içinde gelişimini sağlar hem de anne babaların çocuklarıyla geçirdiği zamanın kalitesini artırır. Her ay adresinize gönderilecek Adım Adım setlerinin içinde:
  • Bebeğinizin aylık gelişimine uygun olarak hazırlanmış interaktif bir Adım Adım kitabı vardır.  Adım Adım kitapları, bebeğinizin/çocuğunuzun zihinsel, sosyal, motor ve duygusal gelişimini destekleyici etkinlikler ile ev ortamında nelerin daha iyi yapılabileceğini anlatan öneriler sunar.
  • Etkinlikler için gereken donanım, o ayki gönderinin içinde yer alır.
  • Yanı sıra, Türkiye’de eksikliği çekilen çocuk müzikleri/şarkıları, Adım Adım setinin bir parçası olarak her ay bebeğinizin/çocuğunuzun ruhunu şenlendirir.
  • Tüm bunlara ek olarak abonelere, sürpriz hediyeler, çocuk gelişimiyle ilgili bilgiler ve bebeğinize okuyabileceğiniz kitaplar da Adım Adım setiyle birlikte sizlere ulaşacaktır.
Setin içinden ayrıca bir hediye kitap çıktı. Kitabın adı Teşekkür Ederim Siz Nasılsınız. Yazarı Penny Palmano. 




Kitabın tanıtım yazısı :
İşte size Mikado'dan bir bestseller daha.
Günümüz çocukları artık tüm donanımlara sahip olarak büyüdüklerinden bizlerden daha farklı yetişiyor ve davranıyorlar. Büyüdüklerinde birer birey sayılabilmeleri için yine de bazı saygı kuralları, davranış şekilleri ve ilişkileri öğrenmeleri lazım. Sosyal zekalarını geliştirmeleri lazım.

Bu kitap, çocuklarınız büyürken onlara saygı göstermeyi ve görgü kurallarını öğretmeyi son derece keyfli ve zevkli bir şekilde anlatıyor. Bu kitaptaki bilgiler uygulandığında çocuklarınız görgü kurallarını öğrenebilecek, sosyal zekâlarını ilerletebilecek ve dolayısı ile okulda ve ileride iş hayatlarında bile daha başarılı olabileceklerdir.

Hayatın zorlukları ve karmaşık durumları karşısında nasıl davranacaklarını siz öğretin. Restaurantlarda, sokakta, dükkanlarda siz alışveriş yaparken gibi halka açık mekanlarda; arkadaşları ile ilişkilerinde nasıl davranmaları gerekli?
Aile yemekleri neden gerekli? Yemekte nasıl davranılır, yemekte onları konuşmaya teşvik edin. Bazı durumlarla karşılaştıklarında doğru ve yanlışı ancak siz ayırt edebilirsiniz. Daha nice tavsiyeler kitapta yer almakta..
Sosyal olgu aileden geçer ve sizler bunları en doğru verebilecek kişilersiniz.


7 Şubat 2011 Pazartesi

UNNADO.COM


Unnado, anne, bebek ve çocuklara özel ürünlerin bulunduğu, üyelerine özel ayrıcalıkları bulunan özel bir alışveriş sitesi. Üyelik zaten üye olan birinin daveti ile mümkün olabiliyor.
Ben sürekli alışveriş yapıyorum ve şimdiye kadar hiçbir sorunla karşılaşmadım.
Üye olmak isteyenler için yardımcı olmak istiyorum, aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
https://unnado.com/davet/nihander_6613

6 Şubat 2011 Pazar

8.AY


Fotoğraflardaki kıyafetlerimiz Canan teyzemizden. Çok teşekkür ediyoruz Canan teyzemiz, çok severek giyiyoruz.
Alper bir hafta öncesine göre bile baş tutma gayet güzel. Yiğit ayakta dik duruyor ve parmaklarının ucunda adımlıyor. Motor gelişimi 6 ay, yürüme becerisi 7 ay. Alper ise bunları henüz yapamıyor. 5,5 ay düzeyinde.
Sadece Yiğit için büyük plaj toplarından alıp iyice şişirip adımlatırken tekme atmasını sağlayacağız. Önceki herşey devam. Aslında pütürlü gıdalara geçmeyi düşünebilirdik ama meyve filesini daha ağızlarına sokmuyorlar ve mama sandalyesinde uzun süre oturmak istemiyorlar diye şimdilik vazgeçtim. Düzeltilmiş yaşımız 5 gün sonra 6 ay olacak. Peynir, anne sütü ve ekmekten oluşan kahvaltı menümüze pekmez ve milupanın 7 tahıllısını ilave etmeye başladık.Yumurta hala yok.  Ekmek organik tam buğday ekmeği. Çavdar ekmeği 9 aydan önce verilmiyormuş demir emilimine yol açtığı için. Mısır ekmeği ise GDO münasebetiyle önerilmiyor. Blendıra şimdilik devam. 
Alper' in boğazında biraz kızarıklık ve yutakta nokta nokta oluşumlar gördü. Günde iki kez yarım ölçek Calpol veriyoruz. 5 yaşına kadar Calpol' ün mor renkli olanını sonrasında portakal renkliyi kullanacakmışız.
Kilo alımımız ortalamanın bir altında, boy ise ortalamada gidiyormuş.
Aşağıdaki aktivite merkezinden aldık.
Gün içinde her ikisini de içine koyuyoruz. Gerçekten işe yaradığını düşünüyorum. Hatta en çok kullandıklarım kategorisine girdiğini bile söyleyebilirim.
Bu oyuncak sayesinde sanki daha bir dirileştiler. Alper başını düşürmüyor artık.Her ikisi de nihayet ellerine bakmaya başladı. Mesela bu konuda geciktiler. Ama heceleme yapmaya başladılar mamamama babababa gibi. Bu konuda da önden gidiyorlar. Bizimkiler nev-i şahıslarına münhasır çocuklar neticede. Kitaplara uymuyorlar :)
   

22 Ocak 2011 Cumartesi

BABAMIZIN DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADIK

Dün babamızın doğum günüydü. Çok güzel bir sürpriz yaptım ona.
http://www.simplycolors.com.tr/ adresinden bu süper t-shırtleri sipariş ettim. Gerçekten çok başarılı bir iş çıkarmışlar, kumaş kalitesine, renklerin canlılığına bayıldım.
Babamızla beraber işten geldiğimizde minnoşlar bizi bu kıyafetlerle karşıladılar, hep birlikte pasta kestik, kalabalık bir kutlama yaptık, anneanne, babaanne,dedeler, amca, dayı, yengeler, hatta kardeşimin eşi İlknur'un ailesi ve yeni pediatristimiz aiemizin dokroru Gonca ablamız bile vardı.

Babamız minnoşların bu haline bayıldı. Nerden aklına geldi diyip durdu. Bol bol resim çekti ve çektirdi.











İyi ki doğdun aşkım bu yazı da benden sana gelsin,

Hayatımı bir ışık gibi aydınlatan ve parlatan adama
Nerden başlasam, nasıl anlatsam
Kaç kişiydik o zaman, bak kaç kişi olduk şimdi…
Tektim, çift olduk şimdi tam 4 kişilik kocaman bir aileyiz. İki küçük mucize yarattık seninle..
Sen olmasan hayatımız bu kadar güzel, bu kadar mutlu, bu kadar neşeli, bu kadar kahkaha dolu olabilir miydi? En zor zamanlarımda, daraldığım, bunaldığım anlarda yüzüme kocaman bir kahkaha oturtabilen, benim gibi bir kötümseri bile iflah olmaz bir iyimsere dönüştürebilmeyi başaran yegane insansın.
Ne demişler : Marifet iltifata tabidir, iltifatsız marifet zayidir
Hangi birini anlatayım ki ,
Mükemmel bir baba olacağını daha hamile değilken bile biliyordum. Etrafımızdaki çocuklara bakışında onlarla arandaki elektrikte, onların sana bakarken gülen gözlerinde, attıkları kahkahalarda yakalıyordum bunu. Şimdi de minnoşlarımın sana bakan gözlerinde, Alper’ in seni görür görmez kocaman açılan ağzında, Yiğit’ in seni gördüğü anda kollarını ayaklarını çılgıncasına sallayarak attığı sevinç naralarında görüyorum bunu. İyi ki diyorum iyi ki bu adamla hayatımı birleştirmişim ve iyi ki çocuklarımın babası olarak onu seçmişim.
Geçen akşam dedin ya hani, ‘ Yiğit’ i uyuturken kucağımda usulca yanağından öpüyorum uykusunda gülümsüyor. Bunu defalarca yapıp gülümsemesini seyrettim. Sırf bir daha yaşayamayacağımız bu eşsiz anlar için saatlerce uykusuz kalmaya razıyım  ’ işte orada bir kez daha anladım ki ben dünyanın en şanslı insanıyım. Minnoşlara şimdiye kadar anne sütü verebilmemi bile tabi ki önce Allah’ a sonra sana borçluyum biliyorum. Beni sıkıntıdan stresten uzak tutmana, yorgun olduğumu farkettiğin her an minnoşlarla ilgilenerek beni yatırıp dinlendirmene, haftada 1-2 kez beni dışarı çıkararak havamın değişmesini sağlamana ( hoş dışarıda olduğumuz her dakika da evden, minnoşlardan söz ettik ama yine de caramel mocchiato için değerdi J), Yiğit için nöbet tuttuğumuz günlerde dayanma gücümün tükendiği, moralimin bozulduğu zamanlarda bitip tükenmez inancın ve direncinle beni tekrar tekrar şarj etmene borçluyum.    
Bana sımsıkı sarıldığında bütün dertlerimi sıkıntılarımı gideren, elini tuttuğumda sadece güven ve saadet hissettiğim hayat arkadaşım, sana, gözlerine her baktığımda seni karşıma çıkardığı için Allah’ a binlerce kez şükrediyorrum. İyi ki doğdun, nice mutlu sağlıklı birlikte senelere…

17 Ocak 2011 Pazartesi

NÖROLOG MUAYENEMİZ

Cumartesi nörolog randevumuz vardı.  Resimdeki arkadan tutan elleri görmeyelim lütfen. Çünkü hala desteksiz oturamıyoruz.
Doktorun söylediğine göre prematürelerin 2 yaşına kadar herhangi bir sorun yoksa 3 ayda bir nörolog kontrolünden geçmesi gerekiyormuş.Doktor denver testi yaptı. Nasıl birşey olduğunu merak etmiştim duyduğumda aslında bildiğim şeylermiş. Minnoşların aylarına göre yapması gereken şeyleri yapıp yapamadıkmarını kontrol etti.Sese dönüp bakma, uzatılan şeyi almaya çalışma, göz teması kurma gibi.
Minnoşlar kronolojik 7,5, düzeltilmiş 5,5 aylık. Yiğit'in motor gelişimi düzeltilmiş 5,5 aya uygun. Alper' in ise bir baş tutamama problemi var. Yani tutuyor ama tam tutamıyor. Durup durup sanki yorulmuş gibi yana düşürüyor başını. Aslında genelde uykusu geldiğinde yapıyor bunu. Bir hafta daha izleyelim gerekirse eeg çekelim dedi çünkü baş tutması 2,5-3 aylık gibiymiş. Yiğit'e göre biraz geriden geldiğini ben de farkediyorum ama zamanı gelince yapıyor yapması gerekenleri. Umarım herşey yolundadır.
Bu arada doktor sağlık sektöründe misiniz diye sordu. O kadar çok ttıbbi trimlerle konuşmaya başladım ki eşim bile, "avukat ama yan dal yapıyor" diye dalga geçmeye başladı. Benimkisi merak işte. Allah sağlık sorunu vermesin kimseye.

16 Ocak 2011 Pazar

OTİZMİN FARKINDAYIM ONLARIN YANINDAYIM

 
Dün akşam saat 20.00' den gece 01.00' a kadar ekrana kilitlenmiş durumdaydım. Arada minnoşlar bölse de önemli bir kısmını izledim ve açıkçası çok etkilendim. NTV - TOHUM OTİZM VAKFI işbirliğinde hazırlanmış olan OTİZMİN FARKINDAYIZ programından söz ediyorum. Önce otizmli biri olan Temple GRANDİN' ın gerçek hikayesini konu alan ve 7 dalda Emmy ödülü alan filmi gösterdiler sonra filmin ardından konu ile ilgili uzmanlardan ve vakfa destek veren ünlülerden oluşan kalabalık bir grup konu hakkında tartıştılar. 
Filmden çok etkilendim. Ajitasyon yapmadan çok önemli bir konuya dikkat çekiyor. Temple Grandin nispeten daha hafif otizmli biri ve üstün bir zekası da var aslında. Nitekim doğru yönlendirmeyle üniversiteyi bitirdiği gibi master ve doktora bile yapmış. Her otistik onun kadar şanslı olmayabiliyor. 
Film ve tartışmanın ardından aslında bu konuda ne kadar az şey bildiğimi farkettim. Bildiğim tek şey çocuklara televizyon seyrettirme otizm varsa tetikler. Oysa aslında otizm nedir? Neden olur? En erken ne zaman farkedilebilir ? Tedavisi var mıdır? Bu soruların hepsine yanıtsızım. Sanırım bu soruların en güzel yanıtını  Tohum Otizm Vakfı tarafından hazırlanan aşağıdaki video verecek.



Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen doğuştan gelen ya da yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan karmaşık bir gelişim bozukluğu. Otizmin, beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı sanılmaktadır. Maalesef otizme nelerin yol açtığı bilinmiyor. Otizmin anne-babadan kalıtım yoluyla geçmiş olabileceğinden kuşkulanılmaktadır. Dolayısıyla, bu yönde pek çok araştırma yapılmaktadır. Ancak, henüz otizmin geni bulunabilmiş değildir. Otizmin çevresel faktörlerle tetiklendiği düşünülmektedir
Otistik çocuklar genelde öğrenme zorluğu çekerler. Otistik çocukların büyük bir kısmında farklı seviyelerde zeka geriliği görülse de, zeka seviyeleri normal otistik çocuklar da vardır. Ancak genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, Otistik çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta ortak bir zorluk çekerler.
Tohum Otizm Vakfı bu konuda çok önemli projeler gerçekleştiriyor.Çorbada tuzunuz olsun istiyorsanız internet sitelerinden aldığım hesap bilgileri aşağıda :

Nakdi bağış yapmak için : Vakfa nakdi bağış yapmak için aşağıda belirtilen kişi ve telefon numarası aracılığıyla onlara ulaşın:
Ayşe Civelek, Tel: (212) 244 7500
Banka Hesap Bilgileri
Hesap No
TL        : 5055
$          : 5056
€          : 5057

Akbank                Şube Kodu 277
Yapı Kredi             Şube Kodu 276
Garanti Bankası      Şube Kodu 028
Türkiye İş Bankası   Şube Kodu 1005
Ayni bağış yapmak için : Vakfa eğitim araç-gereci, kitap ya da diğer ihtiyaçlarla ilgili bağışta bulunmak için aşağıda belirtilen kişi ve telefon numarası aracılığıyla onlara ulaşın:
DemetUncu, Tel: (212) 248 9430
Otizmli çocuklara burs vermek için ulaşın: İhtiyacı olan otizmli çocukların eğitim giderlerini karşılamak üzere burs sağlamak amacıyla bağış yapmak için aşağıda belirtilen kişi ve telefon numarası aracılığıyla onlara ulaşın:
Demet Uncu, Tel: (212) 248 9430