Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

17 Ekim 2010 Pazar

RSV AŞISI-SYNAGIS

Prematüre doğan bebeklere özel bir aşı yapıldığını biliyormuydunuz? 
RSV (Respiratuar Sinsisyal Virüs) her yaştaki hastada solunum yolları enfeksiyonuna yol açabilen, oldukça bulaşıcı bir virüstür. Bebeklik ve çocukluk döneminde alt solunum yolları enfeksiyonunun en sık görülen sebebidir. RSV, her yıl sonbaharın sonundan ilkbahara kadar yaklaşık beş ay süren salgınlar yapmaktadır. Yenidoğan bebeklerin %60'ı doğumlarından sonraki ilk salgında RSV'ye maruz kalırlar. Yaşamlarının en geç 2.-3. yıllarına kadar tüm çocuklar RSV enfeksiyonu geçirir. RSV enfeksiyonu kalıcı bağışıklık oluşturmaz; bazen tek salgın döneminde birden fazla enfeksiyon geçirilebilir. Yetişkinlerde ve 3 yaşın üstündeki çocuklarda basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu olarak gözlenen hastalık; kırgınlık, burun akıntısı, boğaz ağrısı, hafif bir öksürük ve baş ağrısı gibi şikayetlerle atlatılır.
Prematüre bebeklerin savunma sistemleri zamanında doğan bebeklere göre daha zayıftır. Ayrıca, prematüre bebeklerin akciğerleri tam anlamıyla olgunlaşmamıştır. RSV, üç yaş üstü çocuk ve yetişkinlerde çoğunlukla ciddi bir problem oluşturmazken, prematüre ve savunma sistemi zayıf bebeklerde ciddi tablolara neden olabilir. Hastanın alt solunum yollarının tıkanmasıyla seyreden ve ciddi solunum yolu enfeksiyonları ile ilerleyerek hastaneye yatırılmayı gerektirecek, bazen de ölümle sonuçlanacak ciddiyette problemler oluşturabilir. Bu tablo özellikle prematüre doğan bebeklerde daha sık görülmektedir. Yapılan çalışmalarda RSV'ye maruz kalmış prematüre bebeklerin hastalık sonrası iki yıl boyunca hastaneye yatma, doktor kontrolü ve ilaç kullanımı oranlarının diğer bebeklere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca bu hastalarda yaşam boyu sürebilecek kronik akciğer hastalığı ve astımın görülme ihtimali artmıştır.
RSV enfeksiyonu ilk başlarda soğuk algınlığı belirtileri ile karşımıza çıkar. Bunlar; hafif ateş, burun akıntısı, öksürük benzeri soğuk algınlığı belirtileridir. Hastalığın şiddetlenmesi ve karakteristiğinin değişmesiyle birlikte şikayetler şiddetlenir. Virüs, özellikle prematüre bebeklerde 3-4 gün içerisinde akciğer dokusuna yayılarak küçük hava yollarına (bronşiyollere) ulaşır. Bu, çok ciddi bir durumdur ve her an solunum yetmezliğine sebep olabileceğinden acil müdahale gerektirir.

RSV'den korunmak için neler yapılabilir?
Bebeğin çevresindeki insanların bebeğe RSV bulaştırmaktan kaçınmalarını sağlamak için tedbirler alınmalıdır. Bu kişilere bebeğin RSV'ye yakalanmasını önlemenin ne kadar önemli olduğu anlatılmalıdır.
RSV damlacık yolu ile bulaştığından, bebeğin, nezle benzeri şikayetleri olan kişilerle (kardeş, akraba, komşu vb) temasının engellenmesi gerekir. Virüs vücut dışında da canlı kalabileceğinden bebeğe dokunmadan önce eller sıcak su ve sabunla yıkanmalıdır.
Prematüre veya altta yatan başka problemleri (savunma sistemi hastalıkları, doğumsal kalp rahatsızlıkları vs) olan bebekleri salgından korumak gerekir. Birçok çalışmada, mevcut koruyucu tedbirlerin yanı sıra salgın öncesi dönemden başlayarak toplam beş ay süresince koruyucu aşı yapılmasının prematüre bebekleri kısa ve uzun vadede koruduğu gösterilmiştir.
Alınabilecek önlemler:
  • Bebeğe dokunmadan önce elleri sıcak su ve sabunla yıkamak.
  • Bebeğin yanında sigara içilmesine izin vermemek.
  • Virüs, kullanılmış mendillerde saatlerce hayatta kalabileceğinden kullanılmış mendilleri ortadan kaldırmak.
  • Bebeği kalabalık yerlere götürmemek (toplu taşıma araçları, eğlence merkezleri, kreş, okul vs).
  • Solunum yolları enfeksiyonu şüphesi veya ateşi olan kişilerin/çocukların bebeğe temasını engellemek.
  • Diğer küçük çocukları bebekten uzak tutmak, evdeki diğer çocuk ve bebekler için ayrı odalar hazırlamak.
  • Bebeğin oyuncaklarını ve kullandığı malzemeleri sık sık yıkamak.
  • RSV enfeksiyonu bulaşabileceğinden bebeği öpmekten kaçınmak.
Bu kurallar evin bir köşesine asılabilirse hatırlanmaları kolaylaşır. Bu kurallara uymak bazen güç olabilir ama bebeğin sağlığı için çok önemlidir.
RSV tedavisi
Ne yazık ki RSV enfeksiyonu başladıktan sonra hastalığın seyrini değiştirebilecek bir ilaç mevcut değildir. Hastalığı ciddi geçirme ihtimali olan prematüre bebeklerde koruyucu aşı önerilmektedir. Yapılan çalışmalarda aşının hastalığı engellediği veya daha hafif geçirilmesini sağladığı gösterilmiştir.

ALINTI : http://www.prematurebebek.net/

Gördüğünüz gibi tablo gayet ciddi. Öğrendiğim kadarıyla bazı hastanelerde Ekim bazı hastanelerde Kasım ayında başlanıyor aşılara. Ancak aşı inanılmaz pahalı. Rutin aşı programında olmadığından cebinizden ödemek zorundasınız veya bazı özel hallerde raporla devlet karşılıyor. Aşının kutu fiyatı 700-800 TL civarında. Dozu kiloya göre ayarlanıyor. Oğluşlar için hesap ettik nerdeyse 16.000-17.000 TL civarında tutuyor. Rapor işini araştırdım. Bu raporun çıkartılma şartları her sene tebliğlerle belirleniyormuş. Bu seneki uygulama şöyle :
2010 SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ
    Palivizumab etken maddesini taşıyan preparatın “çocuk kardiyoloji,” neonatoloji (yenidoğan), çocuk alerjisi, çocuk enfeksiyon hastalıkları uzman hekimlerinden biri tarafından düzenlenen uzman hekim raporuna dayanarak yatarak tedavilerde bu uzman hekimler tarafından belirtilen koşullarda kullanılması halinde bedelleri ödenir.Yüksek RSV riski taşıyan çocuk hastalarda respiratuar sinsisyal virüsün (RSV) neden olduğu ciddi alt solunum yolu hastalığının önlenmesinde;

a) 12 aylıktan küçük ve tıbbi destek alan (oksijen beraberinde diüretik, steroid ve bronkodilatatör kullanılan) ve bronkopulmoner displazisi olanlarda,

b) Bronkopulmoner displazisi olmaksızın prematüre doğan ve yoğun bakımda respiratuar tedavisi (solunum desteği) almış olan bebeklerde,

c) 12 aylıktan küçük;

1- Soldan sağa şantlı doğuştan kalp hastalığına sahip olup, konjestif kalp yetersizliği tedavisi alması gereken bebeklerde,

2- Siyanotik doğuştan kalp hastalıkları olan bebeklerde,

3- Düzeltilmemiş ya da kısmen düzeltilmiş kompleks doğuştan kalp hastalıkları olan bebeklerde,

4-Opere edildiği halde rezidü hemodinamik bozukluk nedeniyle konjestif kalp yetersizliği tedavisi almaya devam eden bebeklerde,

5- Önemli pulmoner hipertansiyonlu bebeklerde (Sistemik basıncın %50’sinden fazlası)

6- Hemodinamik bozukluk nedeniyle tedavi alması gereken kardiyomiyopatili bebeklerde.

ç) 12-24 ay arası;

1- Düzeltilmemiş ya da kısmen düzeltilmiş kompleks doğuştan kalp hastalığı olan bebeklerde,

2- Opere edildiği halde rezidü hemodinamik bozukluk nedeniyle konjestif kalp yetersizliği tedavisi almaya devam eden bebeklerde,

3- Hemodinamik bozukluk nedeniyle tedavi alması gereken kardiyomiyopatili bebeklerde,

4- Önemli pulmoner hipertansiyonu olan bebeklerde (Sistemik basıncın %50’sinden fazlası) kullanılır.

(3) Profilaktik olarak Ekim-Mart ayları arasında, ayda bir kez ve en fazla 2 yaşına kadar mevsim başlangıcında kullanılmalıdır.



Biz şimdi rapor almaya çalışıyoruz. Doktorumuz "artık 4,5 aylık oldukları için çok da gerek yok. Yeni doğmuş olsalardı mutlaka yaptırın derdim. Ama yine de rapor alabilirseniz yaptırın faydası var zararı yok" dedi. Gelişmeleri buradan paylaşmaya devam edeceğim.

1 yorum:

  1. merhaba benımde bebgım 23 haftalık 640 gr dogdu uzun sure hastane yasantımızdan sonra tesadfen ogrendgm bu asıyı 9 aya geldıgınde bebegım rapor cıkartarak ılkını ekım ayında yaptırdım cok sukur hıcbır sıkıntımız olmadı ogunden sonra hıc hastalanmadı dıyebılırım kasımda 2. asımızı olucaz onemlı olan asıyı vurdurdgnz kısı cogu personelın bu asıyı bılmıyorlar onemlı olan ılac enjekte edıldıkten sonra şasenın ıcındekı sıvının kopurmemmesıve çalkalanmamsı boyle olursa en az 20 dakıka beklenmelı ve kopuk gectıkten sonra ası vurulmalı sağlıklı günler

    YanıtlaSil